Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/152 E- 2018/510 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.09.2019 tarih ve 2019/572 E- 2019/879 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davalıların müvekkiline anılan şirketin hisselerini ve öğrenci yurdunun işletilmesini, Yurt Açma İzin Belgesi, İşyeri Açma Ruhsatı ve yurtta bulunan 230 öğrenci ile tüm demirbaşları devretmeyi vaat ettiklerini, şirket hisse devirlerinin yapıldığını, müvekkilinin davalılara hisse devir bedeli olarak 578.096.-TL ödediğini, davalıların 10.01.2017 tarihi itibariyle SGK borcu olmadığını beyan edip bu hususta yanıltıcı belge sunduklarını, böylelikle devir konusunda müvekkilini irade fesadı suretiyle ikna ettiklerini, ancak davalıların Kasım ayı içinde sigortasız işçi çalıştırdıklarını, şirkete uygulanan idari para cezasının ödenmediğini, firmanın 2016 yılı Ocak ayından devir tarihine kadar 20.000.-TL civarında SGK borcu bulunduğunun anlaşıldığını, yurdun bloklar arası acil çıkış kapısının, yangın merdiveninin, kaçış koridorlarının bulunmadığının anlaşıldığını, bu nedenlerle işletmenin defalarca uyarıldığını, hatta kapatma işlemlerinin yapıldığını, bu haliyle işletmenin yurt olarak kullanılamayacağının öğrenildiğini, yurda doğalgaz projesine aykırı kombi takıldığının görüldüğünü, patlama riski taşıdığını, işletmede öğrencilerin bulunması sebebiyle müvekkilinin bu durumu hızlıca gidererek gaz açımını sağladığını, bu süreçte öğrencilerin sıcak su ihtiyacı karşılanamadığı için öğrenci ve velilerden yoğun bir tepki geldiğinden müvekkilinin manen çöktüğünü, resmî olarak 128 öğrenci kapasiteli yurt için müvekkiline sözleşmede 230 öğrenci bulunduğunun belirtildiğini, müvekkilinin bu hususta da aldatıldığını, sözleşmedeki nitelikleri taşımayan, fiilen kaçak çalıştırılan, hukuken çalıştırılması mümkün olmayan yurdun hile ile devredildiğini, müvekkilinin birikiminin gaspedildiğini, yurdun her an kapatılma riski ile karşılaşmasının müvekkilini ruhen çöküntüye uğrattığını ileri sürerek müvekkilinin sözleşme ile bağlı olmadığının tespitini, satış bedeli olarak müvekkilinin ödediği 578.096.- TL'nin ve 50.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, satış işlemleri için yapılan şimdilik 1.000.- TL masrafın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının 17.01.2017 tarih ve 1984 ile 1985 yevmiye nolu resmi hisse devir sözleşmelerinin iptalini istemediğini, işlemin temelini açıklayan işletmenin devrine ilişkin diğer edimleri düzenleyen bir belgenin tek başına iptali ve pay devir bedellerinin iadesinin istenemeyeceğini, kombinin değiştirilmek zorunda kalındığı gibi iddiaların sözleşmenin tümden iptali neticesi vermeyeceğini, müvekkillerinin kasıtlı bilgi vermeme gibi bir fiilinin söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde de böyle bir fiilden bahsedilmediğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, Milli Eğitim Müdürlüğündeki araştırmayı davacının yapması gerektiğini, sözleşme metninden anlaşılacağı üzere işyerinin münhasıran yurt olarak satılmadığını, apart/ kiralık daire olarak devam edebileceğini, satış tarihine kadar şirketin hiçbir SGK, vergi ve ceza borcunun bulunmadığını, tanzim edilmemiş bir cezanın müvekkillerince bilinemeyeceğini, davacının yurdun durumunu çıplak gözle görebileceğini, sözleşmenin 9. maddesinde de yurdun fiziken incelendiğinin kabul edildiğini, yangın merdiveni hususunda müvekkilinin özel bir nitelik vaat etmediğini, düşük değerli bir kombi için sözleşmenin feshinin istenemeyeceğini, davacının hangi kombinin takılı olduğunu da görebileceğini, sözleşmenin 15. maddesinde satış dosyasında hangi belgelerin yer aldığının yazıldığını, Yurt Açma İzin Belgesi ile İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının alıcı tarafından alındığının kabul edildiğini, yurdun kapasitesinin yazılı bu belgelerin satış sonrasında görüldüğü iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hile maddi vakıasının davacı tarafça ispat edilemediği gibi limited şirket hissesi devir alan davacının, hisselerini devir aldığı şirketin vergi/SGK borcu bulunup bulunmadığını ve şirketin işlettiği yurdun Milli Eğitim Bakanlığınca zorunlu tutulan şartlara uygun olup olmadığını araştırmak zorunda olduğu, sözleşme tarihinden sonra ancak sözleşme öncesi döneme ilişkin vergi ve SGK borç ve cezalarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu edilebileceği, davacının davaya konu yurdu işleten şirketin hisselerini devralmadan önce sözleşmeye konu yurdu kendisinin bizzat gördüğü, yurtta yangın merdiveni olmadığının ve yurtta takılı kombinin niteliklerinin davacı tarafça bu aşamada görülmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığı, sözleşmenin 9. maddesinde ''Alıcı yurt giderlerinin tamamını incelemiştir. Yurt gelirlerinin de tamamını incelemiş ve yurdun fiziki durumunu da görmüş ayrıntılı bir şekilde incelemiş ve satış sözleşmesinde geçen bütün maddeleri de okuyarak şirketi ve öğrenci yurdunu almaya karar vermiştir.'' düzenlemesinin yer aldığı, sözleşmede yurdun Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak işletilmesi konusunda, ayrıca yangın merdiveninin olması/nitelikleri ve kombinin nitelikleri konusunda davalı tarafın bir taahhüdünün bulunmadığı, takılı kombiye uygun yaptırılacak proje nedeniyle yapılmak durumunda kalınan masrafların da taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu edilebileceği, davalı tarafça devir edilen şirkete ait yurt açma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatında yurdun kapasitesinin 128 öğrenci olarak belirtilmiş olması ve sözleşme öncesinde bu belgelerin davacıya verildiğinin taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde açıkça belirtilmiş olması karşısında sözleşmede yurdun 230 öğrenci ile devredildiğinin belirtilmesinin davalıların hileli davrandıklarını göstermediği gibi olsa olsa iş yeri açma ruhsatına aykırı olarak işletilen işletmenin bilerek devralınması niteliğinde olduğu, şirket hisse devir ve öğrenci yurdu satış sözleşmesinin iptalini gerektiren hile durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmelerden birinin dava konusu öğrenci yurdu ile dava dışı şirket hisselerinin satımına ilişkin semeni bulunmayan tarihsiz harici satım sözleşmesi, diğerlerinin de öğrenci yurdunun sahibi ve işletmecisi olan şirket hisselerinin satımına ilişkin resmi sözleşmeler olduğu, harici satış sözleşmesinin tek başına öğrenci yurdu işletmesinin mülkiyetinin geçişi ile dava dışı şirket hisselerinin devrini sağlamadığı, yine limited şirket hisse devrini içeren noter sözleşmesinin yapılması ile öğrenci yurdu işletmesinin mülkiyeti değişmemekte, ancak şirket hisselerinin mülkiyetinin davacıya geçtiği, davacının, tek başına öğrenci yurdunun mülkiyetinin değişmesini sağlamayan, iptal edildiğinde yahut butlanla malûl olduğu kabul edildiğinde de tarafların hukuki durumunu sözleşme öncesi duruma döndürmeyen tarihsiz, "İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi"nin iptalinin dava edilmesinde davacının hukuki yararının olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle sınırlı olmak kaydı ile esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat davalarının hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde "İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davalıların sözleşmeye konu şirketin hisselerini ve öğrenci yurdu işletmesini hukuki ve fiili ayıplar olmaksızın devrini vaat ettiklerini, bu amaçla tarafların İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin hisse devirlerini yaptıklarını, müvekkilinin de hisse devirleri ve satış bedeli olarak 578.096.-TL'yi nakten ödediğini belirterek müvekkilinin İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşme ile bağlı olmadığının tespitini, satış bedeli olarak davalılara ödenen 578.096.- TL ile satış masrafları ve manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Taraflar arasında imzalanan İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi'nde sözleşmenin konusu yurdun ve İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ortakları davalıların şirketteki hisselerini davacıya satışının satıcı tarafından vaat ve taahhüdü ile alıcının bu vaat ve taahhüdü kabulü olarak açıklanmıştır. Sakarya 6. Noterliği'nin 17.01.2017 tarih ve 01984- 01985 sayılı hisse devir sözleşmeleri ile davalı ... 1400, davalı ... de 200 payını davacıya devretmiş, böylece İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 1600 payının tümüne davacı sahip olmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere dava konusu yurt dava dışı İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin bir işletmesidir.
Davacının dava dilekçesindeki açıklamaları ile hisse devir ve satış bedeli olarak ödediğini belirttiği 578.096.-TL'nin tahsilini talep etmesi gözetildiğinde davacının Sakarya 6. Noterliğince düzenlenen 17.01.2017 tarih ve 01984- 01985 sayılı limited şirket hisse devir sözleşmelerinin iptalini de istediğinin kabulü gerekir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tarihsiz İdealist Yurt Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. Hisse Devirleri ve İdealist Kız Öğrenci Yurdu Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin iptalinin istenmesinde davacının hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazları ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.