Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre, sanığın, yönetimindeki otomobille, gündüz vakti, meskun mahal dışında, iki yönlü, 4 metre genişliğindeki köy yolunda seyir halindeyken, önünde aynı istikamete giderken, yolun sağındaki 2 metrelik banket alanda duraklama yapıp, park haline geçen tanık ... idaresindeki traktörün sol tarafından taşıt yoluna inen 42 yaşlarındaki ...'na sağ şeritte önlemsizce çarpması sonucu ...'nun basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen olayda; sanığın aşamalarda önünde seyreden traktörün yolun sağına yanaşarak yavaşladığına dair savunmaları, traktörün duruş yeri, yol genişliği, çarpma noktası, kaza saati ve mahal koşullarına göre, olayın oluş şeklinde sanığın kazayı önlemek bakımından alabileceği tedbirlerin bulunup bulunmadığının tespiti ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinde uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, keşif sonucu trafik polisi tarafından düzenlenen 24.03.2009 tarihli yetersiz bilirkişi raporuna itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.