İNCELENEN KARARIN:
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisine şeklinde karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Artvin ili Borçka ilçesi Demirciler Köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışması sonucunda, 201 ada 1 parsel ... 6.105,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi vasfıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Köyü 201 ada 1 parsel ... taşınmazın orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tapuya kaydedildiğini, taşınmaz orman arazisi olup, gerek hava fotoğrafları, eski tarihli memleket haritası, amenajman planları incelendiğinde orman vasfında olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek, fiilen orman niteliğinde olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi maksadıyla ihtiyadi tedbir konulmasına ve üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, davalı ... vekili yargılama sırasındaki beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Dava konusu taşınmaz üzerinde gürgen ve meşelerden oluşan ağaç toplulukları ile toprağında humus ve ölü örtü birikintisinin bulunduğu, toprak yapısının orman yapısında olduğu, orman bütünlüğü kapsamında kaldığı, bu hususun teknik bilirkişi raporları ve taşınmazın fiili durumuyla desteklendiği, bu sebeple orman vasfında olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 201 ada 1 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ayni hak, şerh ve beyanların kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşıdavacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasıfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olmasına rağmen, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ayni hak şerh ve beyanların kaldırılması talebinin reddolunduğunu, taşınmaz üzerindeki davalının mülkiyet hakkının mahkeme kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle söz konusu hacizlerin de konusuz kaldığını, davanın kabulüne karar verilmiş olduğu halde davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın istinaf incelemesi istemi ile yeniden görülerek talepleri doğrultusunda taşınmaz üzerindeki ayni hak, şerh ve beyanların kaldırılması talebinin de kabulüne karar verilmesini, yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün kaldırılmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın davalıya kök murislerinden intikal ettiğini, kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın orman vasfında görülmeyip davalı adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın fındıklık olduğunu, orman alanı içinde kalmadığını, orman haritalarında taşınmazın yeşil boyalı olarak gösterilmiş olmasının taşınmazın orman vasfında olduğunu göstermeyeceğini, zira fındıklıklar, çay alanları ve meyvelik alanların da yeşil olarak göründüğünü, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılması suretiyle davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğuna ilişkin yapılan araştırma, inceleme ve tespit yerinde olduğundan davalının bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde görülmediği belirtildikten sonra, davacı ... İdaresinin istinaf başvurusu yönünden, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olduğu anlaşıldığından davacı ... İdaresinin bu hususa ilişkin istinaf sebebinin de yerinde görülmediği, ancak, 6831 ... Kanunun 17/1. maddesi gereğince “Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.” Bu cümleden; Devlet ormanı olduğu belirlenen taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine, gerçek veya tüzel kişiler yararına zilyetliğe ve muhdesata ilişkin şerh konulamayacağı gibi Anayasanın 169 ve 6831 ... Yasanın 93. maddeleri karşısında da ormanlar üzerinde herhangi bir şerh bulunamayacak olup bu hususun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle mahkemece tahdit içinde kaldığı belirlenen çekişmeli taşınmaz yönünden tapu kaydında bulunan haciz ve kamu haczinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, tapu kaydında bulunan şerhler yönünden talebin reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve bu husus ayrıca kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden 6100 ... HMK'nun 353/1-b.(2) maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle hükmün bu yönden düzeltilmesine ... " karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince ...'nin lehine bulunan kamu haczinin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu yönüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, orman iddiasına dayanan tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 ve devamı maddeleri,
1. Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esasına ilişkin başkaca araştırma ve inceleme yapılmaksızın, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yazılı şekilde dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğuna ilişkin yapılan araştırma, inceleme ve tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerindeki kamu haczi şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş edilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez.
Şöyle ki; bilirkişi heyet raporunun 4. Sayfasının 1. Paragrafında, ek-2 nin 1969 tarihli hava fotoğrafı, ek-3 ün ise 1982 tarihli hava fotoğrafı olduğu belirtilmesine rağmen, bir alt paragrafta 1969 tarihli hava fotoğrafı ek-3,1989 tarihli hava fotoğrafı da ek-4 olarak gösterilmiş, dosya eklerinde yapılan incelemede ek-2 nin uydu fotoğrafı olduğu anlaşılmıştır.
Yine, söz konusu bilirkişi heyet raporunda, orman kadastro haritası uygulanmamış ve buna ilişkin değerlendirme yapılmamış ve ayrıca dava konusu taşınmaza komşu 101 ada 1 ve 202 ada 10 parsel ... taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ve güncel tapu kayıtları dosyaya celp edilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiştir.
2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise ilgili mahkeme karar örnekleri ve varsa Yargıtay ilamlarının onaylı örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan ve daha önceki keşiflerde görev almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun), 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 ... Kanun) ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman mühendisi bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
3. Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.