Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/237 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararı ile Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/5 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/5 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/15 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 19 ay 3 gün hapis ve 880,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri
1. Sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Suçun manevi unsurlarının oluşmadığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,
İlişkindir.
Olay tarihinde yol kontrolü sırasında sanık ...'un içinde bulunduğu otobüsün durdurulduğu, sanık ...'a ait valiz içinde daralı 33 kilo 500 gram esrarın ele geçirildiği, sanığın Savcılıkta müdafi huzurunda alınan savunmasında, maddelerin sanıklar ... ile ...'e ait olduğunu, Ankara'ya götürmek üzere kendisine verdiklerini, sanık ...'in aynı gün başka bir araçla Bursa'ya gittiğini ve kendisinin de Ankara'dan Bursa'ya geçeceğini beyan ettiği somut olayda; sanıklar ... ve ... suçlamaları kabul etmemişler ise de, sanık ... ile sanıkların kullandıkları telefonlar arasında olay öncesi ve sonrasında çok sayıda görüşme kaydının bulunduğu, tanık ...'in sanık ...'in kullanımında bulunan telefonla ... ile görüştüklerine dair beyanı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine hükmedildiği, sanık ...'un diğer sanıkların suçlarını ortaya çıkardığı için hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 2 yıl 13 ay 10 gün hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılırken, hesap hatası sonucu cezasının " 2 yıl 7 ay 3 gün" yerine "1 yıl 19 ay 3 gün" olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2014/15 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.