Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen kararın bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak hapis cezasının artırılması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2017/572 Esas, 2018/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2018/2295 Esas, 2021/1432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendleri, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ceza miktarının fazla olduğuna, kemik kırığı nedeniyle yapılan artırımın fazla olduğuna, haksız tahrik indirimin üst hadden uygulanması gerektiğine,
B. Katılan kurum vekilinin temyiz sebpleri; haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine ve derecesinin fazla olduğuna, ceza miktarının az olduğuna, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile mağdurun olay tarihinde evli oldukları, mağdurun olay tarihinden önce çocuklarını ailesine bırakarak evi terk ettiği, Numan denilen bir kişi ile birlikte yaşamaya başladığı, sanık ile mağdurun boşanmak için anlaştıkları ve olay günü de Karşıyaka Aile Mahkemesinde anlaşmalı boşanma sonucu ayrıldıkları, sanığın Karşıyaka Adliyesi Aile Mahkemesinde boşanma davasına katılmadan önce ruhsatsız olan silahını getirerek adliyenin önündeki bir simitçiye elbiselerinin içine koyarak emanet ettiği, duruşma bitiminde silahını buradan aldığı, mağdurun taksiye binerek adliyeden ayrılması üzerine sanığın da başka bir taksiyle mağdurun taksisini takip ettiği, daha sonra yolun kapanması nedeniyle sanığın içinde bulunduğu taksiden inerek mağdurun bulunduğu taksinin yanına geldiği kapıyı açtığı, sanığın mağduru araç içerisinden çıkarmaya çalıştığı, mağdurun inmemek için mücadele ettiği, daha sonra da sanığın üzerindeki ruhsatsız silahını çıkararak yaralama kastıyla mağdurun bacaklarına ateş ederek hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, mağdur ... tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04.05.2017 ve 10.03.2021 tarihli adli muayene raporları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 03.08.2017 tarihli raporu, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak ilk derece mahkemesince koşulları oluşmadığı halde makul düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması nedeniyle eksik ceza tayin edildiğinin tespiti ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayın oluş şekli meydana gelen tehlike ve mağdurun yaralanmasının niteliği gözetildiğinde belirlenen ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, kemik kırığının derecesi gözetildiğinde yapılan artırım oranında bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2018/2295 Esas, 2021/1432 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.