Sanık müdafiinin temyiz isteminin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yönelik olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2019 tarihli ve 2018/441 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2021 tarihli ve 2020/468 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın yaralama kastıyla hareket ettiğinden bahisle suç vasfına, haksız tahrik ve meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın amca çocukları olup, sanığın aynı zamanda katılanın kız kardeşi ile evli olduğu, sanığın, eşini aldatması sebebiyle eşinin ağabeyi katılan ile aralarında bir süredir devam eden husumet nedeniyle, yanına aldığı bıçak ile katılanın iş yerine gidip, hakarette bulunarak dosya kapsamında yer alan adlî rapora göre katılanı batın, göğüs ve bacak bölgesinden yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunan tanıkların araya girdikleri ve sanığı tutup engelledikleri, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna uygun uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli adlî muayene raporu, kamera kayıtları, uzmanlık raporları, bilirkişi raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1.Dosya kapsamına göre, sanığın katılanı üç bıçak darbesiyle göğüs, bacak ve batına nafiz ince bağırsak yaralanmasına yol açacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul düzeyde cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların Esas No: 2022/10968
yeterli olduğu, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgeleri, katılandaki yaralanmaların niteliği ve ağırlığı dikkate alındığında suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, saldırı ile savunma arasında orantı bulunmadığından meşru savunma uygulanma koşullarının oluşmadığı, mağdurdan kaynaklanan haksız bir hareketin bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2021 tarihli ve 2020/468 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.