SUÇLAR: Dolandırıcılık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmemesi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesine göre istinaf yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2014 tarihli kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezaları, dolandırıcılık suçuna teşebbüsten 4 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... hakkında dolandırıcılık suçundan 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezaları, dolandırıcılık suçuna teşebbüsten 4 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 Tarihli ve 2020/65 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararında;
a) Sanık ... hakkında;
i) Şikâyetçi ...’a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
ii) Şikâyetçi ...’e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 39,35,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
iii) Kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında;
i) Şikâyetçi ...’a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 31,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
ii) Şikâyetçi ...’e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35,31,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, zamanaşımının vaki olduğuna ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımının vaki olduğuna ilişkindir.
1. Mahkemece; suça sürüklenen çocuğun annesi olan sanık ile birlikte alışveriş yapacakları görüntüsüyle ayrı ayrı şikâyetçilerin çalıştıkları marketlere giderek para üstü olarak verilen paraların yırtık olduğunu bahane edip, aceleleri olduğunu söyleyerek şikâyetçi Merve'nin kafasını karıştırıp 100,00 TL menfaat temin ettikleri, şikâyetçi Ahmet'e yönelik eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sonra polis ekipleri tarafından karakola götürülmek üzere polis aracına bindirildiği sırada sanığın aracın içine tuvaletini yaptığı, böylece atılı suçları işlediklerinden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, şikâyetçi ve tanık beyanları, sanık ve suça sürüklenen çocuğun nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
4. Uzlaştırma işlemlerinin uygulandığı ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle hükmün istinaf yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükümlerinin kabul ve uygulamasında, bu bölümün (2) numaralı paragrafında belirtilen ve bozma nedeni yapılmayan husus dışında, bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Şikâyetçi ...'e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkında önce teşebbüs sonra iştirak hükümleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı ise de, sonuç ceza değişmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince “şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu” tarihten uzlaştırma raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası gereği 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan bozma öncesindeki 07.05.2014 tarihli mahkûmiyet hükümlerinden, hüküm tarihine kadar anılan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmemesi ve Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesine göre istinaf yoluna tabi olduğu, kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.