İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2021 tarihli kararı ile şüpheli hakkında bulundurma ruhsatlı silahını ruhsat süresinin tamamlanmasına rağmen yeniletmemesi ve yasal süresi içerisinde bir başkasına da devretmemesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan başlatılan soruşturma ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve ele geçen silah ile ilgili olarak müsadere talebinde bulunulduğu, İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.10.2021 tarihli kararı ile silahın müsaderesine karar verildiği, bu karara karşı şüpheli vekilinin itirazı üzerine İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.11.2021 tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.10.2021 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.01.2022 tarihli ve 2021/26204 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2022 tarihli ve KYB-2022/15734 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2022 tarihli ve KYB-2022/15734 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müsadereye konu silahın ... adına bulundurma ruhsatı bulunduğu, ruhsat süresi geçtikten sonra ilgiliye tebligat yapılarak ruhsatını yeniletmesi için süre verildiği, ancak adı geçenin ruhsatı yeniletmesi için başvuruda bulunmaması üzerine Beyoğlu Kaymakamlığının 30/11/2015 tarihli onayı ile silah bulundurma ruhsatı iptal edilerek silaha el konulduğu ve üçüncü kişilere devrinin sağlanması için 6 ay süre tanındığı, ancak ilgilinin bu sürede silahı devretmemesi nedeniyle silahın müsaderesinin talep olunduğu olayda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 259. maddesinde yer alan "Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir" hükmü uyarınca, suç teşkil etmeyen ve sahibi hakkında bir dava açılmayıp sadece müsaderesi gereken silahla ilgili olarak sulh ceza hakimliği tarafından duruşma açıklamaksızın müsadere kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğünün 28.07.2021 tarihli silah işlem dosyasına ilişkin sunduğu evraklara göre, şüphelinin adına kayıtlı bulunan bulundurma ruhsatlı silahına ait ruhsat süresinin 13.12.2012 tarihinde sona ermesine rağmen 6 ay içerisinde ruhsatın yenilenmemesi nedeniyle Beyoğlu Kaymakamlığının 30.11.2015 tarihli onayıyla ruhsatının iptal edildiği, şüpheliye silahını 6 ay içerisinde bir başka şahsa devretmesi gerektiği, devretmemesi halinde adli mercilere intikal ettirileceğinin 16.11.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen silah devir işlemlerini yapmadığı belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un "Suç konusu olmayan eşyanın müsaderesi" başlıklı 259 uncu maddesinin birinci fıkrası:
"(1) Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 259 uncu maddesi uyarınca suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimliği tarafından duruşma yapılmaksızın karar verileceği gözetilmeden, yazılı şekilde duruşma yapılması gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.11.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.