Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2021 tarihli iddianamesi ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzenlenen iddianameye ilişkin olarak Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli kararı ile şüpheli hakkındaki seri muhakeme usulü davetiyesinin şüphelinin bildirdiği adrese doğrudan tebliğe çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında üzerindeki adresin mernis adresi ve Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması gerektiği şerhinin bulunmadığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, usulsüz tebligatın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında belirtilen şüpheliye ulaşılamama ihtimali olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak düzenlendiği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verildiği, bu karara karşı Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile iddianamenin iadesine dair kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 25.01.2022 tarihli ve 2021/29458 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2022 tarihli ve KYB-2022/14735 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2022 tarihli ve KYB-2022/14735 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapılması amacıyla şüpheli tarafından soruşturma evresinde 20/04/2021 tarihli ifade tutanağında bildirmiş olduğu Saadetler Mah. 153693. Sokak No: 4 Seydişehir/Konya adresinde bulunan adresine tebligatın çıkarılarak iade geldiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 13. maddesine göre ''Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.'' şeklindeki amir hüküm uyarınca şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. Sanığın şüphelinin çantasında 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak hakkında başlatılan soruşturmada, atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olması nedeniyle, teklif yapılabilmesi için öncelikle kollukta belirtmiş olduğu telefon numarasının arandığı, ulaşılamaması üzerine yine kollukta belirttiği Saadetler Mahallesi 153693 Sokak No.4 Seydişehir / Konya adresine seri muhakeme usulü davetiyesinin tebliğe çıkartıldığı, ancak muhatabın adresten ayrılması ve adresin boş olması nedeniyle sanığa ulaşılamadığı ve tebligatın iade edildiği, sanığa ulaşılamama nedenine dayanılarak Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iddianame düzenlendiği, Seydişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkındaki seri muhakeme usulü davetiyesinin şüphelinin bildirdiği adrese doğrudan tebliğe çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında üzerindeki adresin MERNİS adresi ve Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılması gerektiği şerhinin bulunmadığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu, usulsüz tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında belirtilen sanığa ulaşılamama ihtimali olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak düzenlendiği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmiştir. Bu karara karşı Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararı ile iddianamenin iadesine dair kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250 nci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan on üçüncü fıkrası;
"(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan başlatılan soruşturma kapsamında kollukta belirtmiş olduğu adresinde bulunmaması nedeniyle seri muhakeme usulü davetiyesine ilişkin tebligatı iade edilen şüpheli hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.
...