Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/343 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir
Sanığın temyiz isteği; hükmedilen ceza miktarının yüksek olduğu ile hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Suç tarihinde kolluk görevlilierince sanıktan kimlik ibrazı istenildiğinde üzerinde kendi fotoğrafı bulunan temyiz dışı Kemal Öksüz'ün bilgileri ile düzenlendiği anlaşılan suça konu sahte nüfus cüzdanını ibrazı ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık aşamalarda üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında sanığın üzerinde ele geçirilmiş olan nüfus cüzdanı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; sahte oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetinin olduğu belirtilmiştir.
4.Mahkeme tarafından suça konu belge üzerinde yapılan gözlem ve kriminal inceleme ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/343 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.