...

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/421 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdurenin aşamalarda değişmeyen ve olayla tutarlı samimi beyanları, sanığa iftira etmesini gerektirecek bir durumun bulunmaması, adlî görüşmecinin mağdurenin anlatımları arasında tutarsızlığın bulunmadığı, beden dili ile uyumlu olduğu yönündeki gözlemi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkûmiyet kararı verilmesine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Söz konusu beraat kararının eksik inceleme sonucu alındığına, dolayısıyla usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanığın aşamalardaki savunması, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tebliğname'deki kısmî ret, kısmî bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/421 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.