Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmazın, tapu kaydı, vergi kaydı ve miras yoluyla gelen hak nedeniyle davalı tespit malikleri adına tespit edildiği, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın müşterek kayıt maliklerden bir bölümünün paylarını Kadastro Kanunu'nun 40/2 nci maddesi uyarınca 3. şahsa temlik ettikleri halde, mahkemece, payları satın alan 3. kişinin davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadığı gibi, taşınmazın paylı olarak tesciline karar verildiği halde kararda pay ve payda oranlarının birbirini tutmadığı ve kararın bu haliyle infazının da mümkün olmadığı" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dosyada mevcut veraset ilamları ve nüfus kayıtları dikkate alınarak bilirkişiden pay hesabını gösterir rapor alındığı, davacı Hazinenin davasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 18 parsel ... taşınmazın tespit gibi 133.250,00 metrekare yüzölçümlü olarak, tespit maliklerinin ölü olması ve bir kısım tespit maliklerinin tapuda pay satışı yapmış olmaları nedeniyle taşınmazın tamamı 117440512000 pay kabul edilerek, yeni pay satın alanlar ile satış yapmayan tespit maliklerinin mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince ... davalı olarak davaya dahil edilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın tespit maliklerinden olan ...Çiçek'e ait dosya arasında bulunan veraset ilamından ...'in ...Çiçek mirasçısı olmadığının anlaşılmasına göre, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalı ...'in hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı Hazine vekili, davalı ... ile ...'nun hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu ve vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunu ve kayıt miktar fazlası yönünden davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza komşu olan 46 ve 48 parsel ... taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilmemiş, dava konusu taşınmazın tespitine esas olan Eylül 316 tarihli ve 42 sıra numaralı tapu kaydı ile T. Sani 326 tarihli ve 51 sıra numaralı tapu kaydının batı ve güney sınırları, 1937 tarihli ve 68 tahrir numaralı vergi kaydının ise batı sınırı "dere" okuduğu, taşınmazın güney ve batı sınırında da dere bulunduğu halde gayri sabit sınırlı olup olmadıkları değerlendirilmemiş, ehil olmayan ziraat teknisyeninden rapor alınmış, jeoloji mühendisi bilirkişisinden rapor alınmamış, tapu ve vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunun anlaşılması halinde miktar fazlası bölüm yönünden yöntemince zilyetlik araştırması yapılmamış, hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmamış, tek mahalli bilirkişisinin soyut beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava konusu taşınmaza ilişkin tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, memleket haritaları ilgili yerlerden, çekişmeli taşınmaza komşu 46 ve 48 parsel ... taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, jeoloji mühendisi bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan vergi kaydı ile tapu kayıtlarının kök geldi kayıtlarından itibaren tüm sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle mahallinde uygulanmaya çalışılmalı, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, keşifte gösterilen sınırlar fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisine uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli; uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın tespitine esas olan tapu kayıtları ile vergi kaydının gayri sabit sınırlı olduğunun anlaşılması halinde, kayıt miktar fazlası yönünden yöntemince zilyetlik araştırması yapılmalı, bu bağlamda; çekişmeli taşınmazın kayıt miktar fazlası bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı, taşınmazın güney ve batısında bulunan dere yatağının aktif dere yatağı olup olmadığı, dere yatağından etkilenip etkilenmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın kayıt miktar fazlası bölümünün dere yatağı olup olmadığına ya da dere yatağından kazanılıp kazanılmadığına ilişkin rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihyası tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, hava fotoğrafları ve memleket haritalarında taşınmazın güney ve batısında bulunan dere yatağının durumunu da gösterir şekilde rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, hüküm yerinde dava konusu taşınmazın tespit maliklerinden olan Server (Selver) Egi'nin (Yılmaz) mirasçıları sadece ...olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, bu tespit malikinin mirasçıları tarafından dosyaya ibraz edilen Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/75 Esas, 1970/82 Karar ... veraset ilamından başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşıldığı halde, bu mirasçılar lehine tescil hükmü kurulmaması ve bu kişiler yöntemince davada taraf edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuş olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekili, davalı ... ile ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.