Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. ... ili Eşme ilçesi Bozlar köyü çalışma alanında, 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, 101 ada 153 ve 163 parsel ... sırasıyla 6.074,53 m2 ve 10.141,67 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak senetsizden, tarla niteliğiyle davalı adına tespit edilmiş ve bu tespit 14.03.2008 - 14.04.2008 tarihleri arasında ilân edilerek 15.04.2008 tarihinde kesinleşmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Eşme ilçesi Bozlar Köyü 101 ada 153 ve 163 parsel ... taşınmazların, kadastro çalışmaları esnasında davalı ... adına tespit gördüğünü, davaya konu taşınmazların hakkında müvekkil kurum elemanlarınca bilirkişi nezaretinde mahallinde yapılan incelemede üzerilerinin kızıl ... ormanıyla kaplı olduğunun ve davalı veya herhangi bir kişinin bu parsellerle bir alakasının bulunmadığının anlaşıldığını, tapulama tutanaklarının incelenmesinde de bu taşınmazlarla ilgil herhangi bir vergi kaydına rastlanılmadığını ileri sürerek, davaya konu taşınmazların kızıl ... ormanıyla kaplı olması ve ormanların zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmaması nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, bu parsellerin tarafına Bozlar Köyünden babası Mahmut ... tarafından satıldığını, taşınmazları 11.11.1981 tarihli senetle satın aldığını, ancak kadastro çalışmaları sırasında kendisinden herhangi bir belge istenmediğini, şimdi bu senedi ibraz ettiğini, 101 ada 153 parselin ise Muris ... Kaya adına Bozlar Köyü Tahrir no: 16 ile kayıtlı iken ve hudutları D. Karataş, B. Ömer, K. Dere, G. Dere ile çevrili olup, kayıt maliki ... Kaya dan oğlu Tahir Kaya'ya onun da evlatlığı ...'ya intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece (Eşme Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 19.11.2013 tarihli ve 2012/109 Esas, 2013/234 Karar ... kararı ile; " Davacının davasının kabulüne, ... ili Eşme ilçesi Bozlar köyü 101 ada 153 ve 163 parsel ... taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle ... adına tapuya kayıt ve tesciline " karar verilmiştir.

1. İlk Derece (Eşme Asliye Hukuk) Mahkemesi'nin 19.11.2013 tarihli ve 2012/109 Esas, 2013/234 Karar ... kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/6748 Esas, 2015/4733 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, 07.10.2013 tarihinde yapılan keşif sonrasında uzman orman bilirkişi Duray ... tarafından düzenlenen 16.10.2013 tarihli raporda dava konusu 101 ada 153 ve 163 parsel ... taşınmazların orman sayılan alanda kaldığı belirtilmiş iken, aynı orman bilirkişinin düzenlediği 16.04.2015 havale tarihli ek raporda "101 ada 153 ve 163 parsellerin yeri orman kadastrosu ve tapulama çalışmalarında 101 ada 1 numaralı orman parseli içindeki orman sayılmayan alanda kalmaktadır. 16.10.2013 tarihli ilk bilirkişi raporumda bu parsellere yanlışlıkla orman sayılan alanda kalıyor diye rapor düzenlemiştim. Ama yanılmışım." ifadelerinin yer aldığı, aynı orman bilirkişisi tarafından çelişkili raporlar düzenlenmiş olup, mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın ve çelişki giderilmeksizin karar verildiği, Söz konusu çelişkili durum nedeniyle karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmasının doğru görülmediği açıklanarak, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla Dairenin 16.12.2014 tarihli ve 2014/5774 E. 2014/10630 K. ... iade kararında belirtilen hususlara ilişkin olarak ve ayrıca eski ve yeni tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde dava konusu taşınmazların eylemli orman olup olmadığı hususunu da açıklığa kavuşturacak ve bütün bu konuları kapsayacak şekilde, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesin biçimde saptanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi " gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Dosyaya sunulan raporlardan dava konusu ... ili Eşme ilçesi Bozlar Köyü 101 Ada 153 ve 163 Nolu parsellerin toprak yapısı itibariyle 20 - 25 yıldır kullanılmakta olduğu, ancak keşif anında herhangi bir ürünün tespit edilmediği, orman kadastrosunun 3402 ... Kanun ile değişik 5304 ... yasaya göre yapılmış olduğu, incelenen hava fotoğraflarında ve orman kadastro haritasında dava konusu parsellerin tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların; yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen rapor doğrultusunda orman sayılmayan yerlerden olduğunun, davalının uzun yıllardan beri taşınmazların zilyedi ve maliki olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine " karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Hazine vekili

temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 106 ada 153 ve 163 parsel nolu taşınmazların 1 nolu orman parseli içinde kaldığını, üzerindeki toprak yapısının orman toprağı olup ormandan açma yerlerden olduğunu, kızıl ... ağaçlarıyla kaplı ve orman vasfını taşıyan yerlerde zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu 14 ve 17 nci maddeleri, 6831 ... Orman Kanunu' nun 1 inci ve devamı maddeleri,

1. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, orman, ziraat ve fen bilirkişilerinin heyet halinde ortak rapor vermesi gerektiği belirtilmesine rağmen, orman ve ziraat bilirkişisinin ayrı, fen bilirkişisinin ayrı rapor verdiği, yine bozma ilamında 16.12.2014 tarihli iade kararında belirtilen (çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri kapsayan en eski tarihli memleket haritası ile dayanağı hava fotoğrafları bulunduğu yerden getirildikten sonra; dava dosyasının, hükme esas alınan raporu düzenleyen fen ve orman bilirkişilerine verilerek en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) ölçekleri eşitlenerek, tüm taşınmazların aynı harita üzerinde komşu parselleri ile birlikte (1/25.000 ölçekli olarak ayrı ayrı) gösterecekleri müşterek imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmesi ve hava fotoğrafları ve memleket haritasında görülen yeşil ya da koyu renkli alanların ne anlama geldiği, taşınmazlar üzerinde var ise ağaçların sayısı, cinsi, kapalılık oranının açıklandığı) hususlara ilişkin olarak ve "eski ve yeni tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde dava konusu taşınmazların eylemli orman olup olmadığı hususunu da açıklığa kavuşturacak ve bütün bu konuları kapsayacak şekilde, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki hazırlanması" gereğine değinilmesine rağmen orman ve ziraat bilirkişi raporunda çekim tarihi belirtilmeyen tek bir hava fotoğrafı üzerinden değerlendirme yapılmakla yetinilmiş olup, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, daha önceki keşiflerde yer almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı, bir ziraat ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun), 4785 ... Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 ... Kanun), 5658 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 ... Kanun) ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.