...
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/641 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında, Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesi 04.03.2014 tarihli 2014/140 Esas, 2014/127 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı eylemin cinsel taciz suçunu oluşturma ihtimali bulunduğundan yargılamanın yapılması amacıyla dosyanın Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesi için görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Bodrum 5. Asliye (1. Sulh) Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/545 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca cinsel istismar suçuna ilişkin yargılama yapma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden kararın bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.12.2014 tarihli Mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Farklı sebeple bozma isteyen Tebliğnamedeki görüşe kısmen iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/545 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve katılan ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye farklı sebeple kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.