İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/116 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2017/1745 Esas, 2017/1202 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz istemlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddiyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde polislerin yaptıkları rutin devriye görevleri sırasında 20067 Sokak üzerinde sanıkların beklediklerinin görüldüğü, polisleri gören sanıkların kaçmaya başladıkları ve 20063 numaralı sokağa girdikleri, sanık ...'nin elindeki siyah poşeti attığı, sanık ...'in ise elindeki mavi poşeti attığının görüldüğü, ...'nin attığı poşette 87 paket daralı 246 gram esrar ve 30 adet MDMA ile AMFETAMİN içeren uyuşturucu haplar, sanık ...'in attığı poşette ise 45 paket daralı 121 gram esrar içeren uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği somut olayda; sanık ...'in attığı poşette ele geçen maddeler üzerinde üç adet parmak izinin tespit edildiği, sanığın suçlamaları kabul ettiği, sanık ... suçlamaları kabul etmemiş ise de; tutanak tanığının beyanı ve sanıkların uyuşturucu madde satmak için bulundukları 20067 numaralı sokağın Şıh Ahmet Camiine 147 metre mesafede olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmün verildiği ve sanıkların segbis ile hazır bulundukları 06.06.2017 tarihli celsede, sanıklara son sözleri sorulmadan duruşmanın bitirilip hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin son fıkrasındaki "Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir." emredici hükmüne aykırı hareket edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.07.2017 tarihli ve 2017/1745 Esas, 2017/1202 Karar sayılı sair yönleri incelenmeyen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.