Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 27.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyana katılma, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etme suçunun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi suçlarından 18.07.2016-17.02.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldıktan sonra hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu dışındaki suçlardan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle manevi zararlarının tazmini için 875.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 02.03.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava süresi, mahkeme yetkisi, davacının hayatta olup olmadığı, mahsup, mükerrer dava ve avukatın dava açma yetkisi bakımından araştırma yapılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli ve 2018/29 Esas, 2018/119 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2018/2471 Esas, 2019/2721 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2021 tarih, 2019/81764 sayılı tebliğnamesi ile karara karşı başvurulan temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacının temyiz istemi; hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen suçlar bakımından tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "davacı ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca yapılan 2016/62119 sayılı soruşturmada, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyet Hükümetine karşı silahlı isyana katılmak, TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 18/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, İzmir SCH'nin 19/07/2016 tarih, 2016/250 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı, davacı hakkında İzmir 16.ACM'nin 2017/338 E sayılı dosyasında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açıldığı, diğer suçlardan ise İzmir CBS'nce 11/07/2017 tarihli 2017/70747 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 17/02/2017 tarihinde İzmir 16.ACM'de görülmekte olan davada davacının tahliyesine karar verildiği, davacının tutuklu kaldığı günler için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinden dolayı her bir suç için ayrı ayrı 175,000 manevi tazminat talebinde bulunarak dava açtığı anlaşılmış ise de, davacı hakkında verilen gözaltına alma ve tutuklanma koruma tedbiri ile ilgili suçlardan biri olan terör örgütüne üye olmak suçu ile ilgili İzmir 16 ACM de 2017/338 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği, 5271 Sayılı CMK'nun 141 maddesi kapsamında koruma tedbirleri nedeniyle tazminat koşullarının belirtildiği, davacı hakkında uygulanan koruma tedbirlerinin haksız olup olmadığının bu aşamada henüz belirlenmediği, dolayısıyla haksız koruma tedbiri nedeniyle tazminat talep etme koşullarının oluşmadığı anlaşılarak, davacının istemine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/70747 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyet Hükümetine karşı silahlı isyana katılmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 18.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, yürütülen soruşturma sırasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyet Hükümetine karşı silahlı isyana katılmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/338 Esas - 2019/327 Karar sayılı kararıyla ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği UYAP'tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır.
Yukarıda izah edildiği üzere davacı aynı soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyet Hükümetine karşı silahlı isyana katılmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından tutuklanmış ve bir takım suçlardan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, açıklanan nedenle davacının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.06.2019 tarihli ve 2018/2471 Esas, 2019/2721 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.