Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile dava dışı ...Kuyumculuk Petr. İnş. Nak. Teks. San. ve Ltd.Şti arasında 30.12.2014/2015 vadeli İşler Rayında Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, ... İlinde bulunan ve konfeksiyon imalatı üzerine faaliyet gösteren sigortalı işyerinin, elektrik tesisatında oluşan kısa devre nedeniyle 21.07.2015 tarihinde işyerinde yangın meydana geldiğini, bu yangın sebebiyle davacı ... şirketinin 257.950,00 TL hasar bedelini 02.10.2015 tarihinde sigortalısına ödediğini, davacı şirketin yangına uğrayan iş yerinin bulunduğu binada incelemeler yaptırdığını, binanın elektrik iç tesisatının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalı işyerinin 2013 yılında binada kiracı olarak işe başladığını, kiracı sigortalı şirketin inceleme konusu yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusur, katkı ve sorumluluğunun olmadığını, davalının ise işyerinin maliki olduğunu, bu nedenle yangında bina maliki olması nedeniyle kusuru bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalıya ödenen 257.950,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının özelleştirme kapsamına alındığını, dava konusu taşınmazda kiracı olarak faaliyet gösterdiği iddia edilen firmanın davalı kuruluş ile kira sözleşmesi bulunmadığını, işgalci konumunda olduğunu, taşınmazı tahliye etmesi için yapılan ihtarlara uymadığı anlaşılan şirket aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/257 esas sayılı dosyası üzerinden fuzuli işgal ve ecrimisil davası açıldığını, davacı ... şirketinin yaptırdığı eksper ve bilirkişi tespitini kabul etmediklerini, davalı kurumun bina maliki olarak sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/257 esas, 2017/554 karar sayılı kararında, sigortalı firma olan...Kuyumculuk Petr. İnş. Nak. Teks. San. ve Ltd. Şti'nin fuzuli şagil konumunda olduğu ve tespit edilen ecrimisili ödediğinden davanın konusuz kaldığına dair karar verildiği, kararın tarafların istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleştiği, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığı,...Kuyumculuk Petr. İnş. Nak. Teks. San. ve Ltd. Şti'nin fuzuli şagil konumunda olduğu, bina sahibinin kendisinin taşınmazında rızası olmadan, haksız bir şekilde burayı kullanan işgal eden kişinin başkalarına verdiği zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığı, bu nedenle davalı tarafın itirazlarının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın kira ilişkisine dayanarak değil bina malikinin kusursuz sorumluluğu hükümlerine dayalı olarak açıldığını, ecrimisil davasının eldeki dava ile bağdaştırılmasının hatalı olduğunu, yangının çıkış nedenine yönelik yapılan araştırmalar sonucu davalının sorumlu olduğunun sabit olduğunu, yangının kusurlu elektrik tesisatından çıktığını,davalının dosyada mevcut olan sigortalının faaliyetinin bilgisi dahilinde olduğu yazısının da dikkate alınmadığını, davalının sorumluluktan kurtulma çabası içinde olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirtmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı lehine maktu değil nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazı yönünden istinaf edilen miktarın kesinlik sınırının altında olduğu, davalının katılma yoluyla istinaf hakkını kullanmadığı, bu nedenle istinaf edilen kısmın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kira ilişkisine dayanarak değil bina malikinin kusursuz sorumluluğu hükümlerine dayalı olarak açıldığını, ecrimisil davasının eldeki dava ile bağdaştırılmasının hatalı olduğunu, yangının çıkış nedenine yönelik yapılan araştırmalar sonucu davalının sorumlu olduğunun sabit olduğunu, yangının kusurlu elektrik tesisatından çıktığını, buna yönelik İlk Derece Mahkemesi tarafından kusur raporu alındığını, 08.05.2017 tarihli kusur raporunun yerinde olduğunu, davalının dosyada mevcut olan sigortalının faaliyetinin bilgisi dahilinde olduğu yazısının da dikkate alınmadığını, davalının sorumluluktan kurtulma çabası içinde olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine maktu değil nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

işyeri sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının davalı bina malikinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi,Yangın Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.