Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 16.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.08.2017 - 07.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini belirtmiş, bu kapsamda 15.000,00 TL maddi ve 200,000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 07.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının ve mahsup yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminatın miktarlarının fazla olduğunu ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/411 Esas, 2019/131 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/1005 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi ve manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/346 Esas sayılı dosyasında davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan kamu davası açıldığı, bu dava kapsamında davacının 11/08/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 15/08/2017 tarihinde Sakarya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/470 Sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yargılaması sırasında 07/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca davacının tutukluluk süresini ceza infaz kurumunda fiilen infaz ettiği, davacının yapılan yargılaması neticesinde Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/346 Esas, 2018/77 Karar sayılı ilamı ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, davacının süresi içerisinde eldeki davayı açtığı, davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu süreyi başka bir cezasından mahsup etmediği, davacının tutukluluğunun kendi beyanlarıyla oluşmadığı, davacının 11/08/2017-07/12/2017 tarihleri arasındaki 118 günlük sürede haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı ve maddi tazminata hak kazandığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf, dava dilekçesinde davacının tutuklu kaldığı süreçte cezaevinde iken yaptığı masraflarının da maddi tazminat olarak ödenmesini istemiştir. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05/02/2018 tarih 2017/3737 esas, 2018/1031 karar sayılı ilamında ve birçok kararında da açıklandığı üzere; davacının cezaevi harcamaları, davacının ve ailesinin yargılama sürecinde yaptığı yol, konaklama, yemek harcamaları vb. giderleri, davacının ailesinin taşınma masrafları, oyak üyesi olan davacının maaşından kesilip ödenen aidatlar nedeniyle mahrum kaldığı nema miktarı, her ay ödenen yemek yardımının maddi zarar kapsamında kabul edilmediği değerlendirildiğinde davacının dolaylı masraf hükmündeki maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte; ticaret ile uğraştığını belirten ancak ticari faaliyetine ve kazancına ilişkin belge ibraz etmeyen davacının uğradığını iddia ettiği kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat taleplerinin de reddi gerekmiştir. Sonuç olarak maddi tazminat bakımından 08/03/2018 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda, Mahkememizce de yapılan gün hesabına uygun olarak, davacının 118 günlük gözaltı-tutukluluk süresinde uğradığı maddi zararının 5.522,40 TL olduğu kanaatine varılmış ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerekmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16/09/2014 tarih, 2014/4304 esas, 2014/17955 karar sayılı ilamında özellikle vurgulandığı üzere; CMK 141. maddesi uyarınca manevi tazminat miktarının belirlenmesi bakımından objektif kriterlerin bulunmadığı, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumunun, üzerine atılı suçun niteliğinin, tutuklanmasına/gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzının, tutuklulukta/ gözaltında kaldığı süre, gözaltı tarihi ile tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar ele geçecek parasal değer ve bunun gibi diğer hususların hak ve nesafet kuralları da gözetilerek belirlenmesi gerektiği, yine belirlenecek tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerekmektedir. Mahkememizce Yargıtay 12. Ceza Dairesinin manevi tazminata ilişkin kriterleri gözönüne alınarak, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, üzerine atılı suçun vahameti, sosyal ve ekonomik durumu, açılan dava, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle duyduğu ıstırap, gözaltı ve tutukluluk süresinde ele geçecek olan maddi menfaat gözönüne alınarak davacının zenginleşmesine neden olmamak üzere takdiren fazlaya ilişkin taleplerin reddiyle 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, dava dilekçesinde talep edildiği üzere belirlenen tazminat miktarlarına tutuklama tarihi olan 15/08/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmektedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/346 Esas – 2018/77 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 11.08.2017 - 07.12.2017 tarihleri arasında 118 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.522,40" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "5.435,07" TL maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/1005 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2024 tarihinde karar verildi.