SUÇLAR: Parada sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ün temyiz isteğinin aynı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, sanık ...'ın ise yokluğunda verilen hükmün son bilinen ve aynı zamanda MERNİS adresi olan "Güzeltepe Mahallesi Ardıç sokak No: 24 Alibeyköy Eyüp İstanbul" adresine MERNİS düşülmeksizin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince tebligat yapılması yerine, doğrudan MERNİS şerhi düşülerek anılan Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek 23.06.2016 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ...'ün temyiz isteği;
1. Atılı suçu işlemediğine,
2. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,
3. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/82 Esas sayılı dava dosyası ile arasında hukuki irtibat bulunduğuna, mükerrer yargılandığına ilişkindir.
B. Sanık ...'ın temyiz isteği;
Araçta ele geçen sahte paralardan haberdar olmadığına ve markete verdiği paranın da sahte olduğunu bilmediğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanıkların sahte para muhafaza ettikleri ve tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir.
2. Ş. Market işyeri çalışanı ... ve kasiyer ...tarafından yapılan müracatta, 22.05.2014 tarihinde işyerine gelen sanığın yaptığı alışveriş için 200,00 TL'lik sahte banknot verdiklerini ifade ettikleri belirlenmiştir.
3. Yapılan araştırma ile sanığın işyerinden ayrıldıktan sonra bindiği tespit edilen 34 ** **** plakalı aracın aynı gün takip sonucu yakalandığı, sanık ...'ın yakalandığı diğer şahısların kaçtığı, 23.05.2014 tarihli araç arama, muhafaza altına alma tutanağı ile emniyet müdürlüğü önünde yapılan aramada aracın arka tavan kısmına gizlenmiş vaziyette 9 adet 200,00 TL'lik sahte banknot ele geçirildiği belirlenmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyet ... İzmit Şubesinin 01.07.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A058 361 736 seri numaralı banknotun sahte olduğu, ön yüzüne sahte yazısı yazıldığı için aldatma kabiliyetinin olmadığı, yazılmamış haliyle aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte yazısı yazıldığı için sahte olduğunun anlaşılmasının mümkün olduğu, yazılmamış haliyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı, 9 adet 200,00 TL'lik banknotun ise sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
1. Dava konusu olaydaki suç tarihinin 22.05.2014 olduğu ve sanığın 23.05.2014 tarihinde yakalandığı, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/82 Esas sayılı dava dosyasındaki suç tarihinin ise 19.12.2015 olduğu dikkate alındığında, sanığın yakalanması ile birlikte fiili kesintinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından mükerrer yargılandığına ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. İhbar edenlerin beyanları, sanık savunmaları, kolluk tutanakları, ... raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde hareket ederek sahte para muhafaza ettikleri ve bu sahte paraları alışverişlerle tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararında sanıklar tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi..