İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2018/15 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.01.2021 tarihli ve 2019/2170 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdurun zararını gidermek istediğinin anlaşılması üzerine mağdurun da yapılan araştırmalara rağmen bulunamaması nedeniyle kollukta alınan beyanına göre tahmini zararının 400,00 TL kabulü suretiyle gerçek zarar tespit edilmeden sanık hakkında 168 inci maddenin uygulanması netice cezayı değiştirmeyecek olduğundan ve aleyhe istinaf talebi de olmadığından bozma nedeni yapılmadığı yönündeki eleştiri dışında sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Şikâyetçinin beyanının alınmamış olması, cezanın attırma yoluna gidilmesi ile sanık hakkındaki lehe kanun hükümlerinin uygulanmamış olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay günü saat 19.55'de şikâyetçinin Iğdır Melekli durağına gitmek üzere yalnız yürüdüğü esnada daha önceden görmediği sanığın önce şikâyetçiden para istediği, şikâyetçinin kabul etmemesi üzerine kullanmak amacıyla telefonunu istediği, şikâyetçinin de telefonu sanığa vermesinin ardından sanığın yanında bulunan şişe benzeri aleti çıkartarak şikâyetçiye "ceplerini boşalt" dediği, şikâyetçinin bunu kabul etmemesi üzerine yumrukla şikâyetçiye vurduğu, bunun üzerine yanında bulunan eski model samsung marka telefonu ve cüzdanı sanığa vermek zorunda kaldığı, sanığın bunları alarak kaçtığı şikâyetçinin de karakola giderek şikâyetçi olduğu, olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığı anlaşılmıştır.
2.Şikâyetçinin her türlü araştırmaya rağmen bulunamaması ve yazılan talimatlara rağmen ifadesinin alınamaması nedeniyle dinlenilmesinden vazgeçilmiştir.
3. 03.08.2016 tarihli fotoğraf teşhis tutanağından anlaşılacağı üzere şikâyetçinin sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, sanığın üzerinde ve evinde yapılan aramada şikâyetçinin üzerine kayıtlı 2 adet sim kart ve telefonun ele geçirildiği, sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek şikâyetçinin telefonu ve parasını silah göstererek tehditle almadığını savunmuş ise de şikâyetçiye vurduğunu tevil yollu ikrar ettiği, tüm bu hale göre şikâyetçinin olayın sıcağı sıcağına fotoğraf teşhisi, aramalarda şikâyetçiye ait olduğu tespit edilen telefon kartlarının sanığın üzerinde ve ikametinde çıkması sanığın bu duruma mantıklı bir açıklama getirememesi, çelişkili beyanlarda bulunması dikkate alınarak sanığın şikâyetçiyi silahtan sayılabilecek bir alet göstererek yağmaladığı ... olmakla böylece sanığın 5237 sayılı Yasa'nın 149/1-a maddesinde düzenlene silahla yağma suçunu işlediği konusunda tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır.
4. 03.08.2016 tarihinde Iğdır ilinde güneşin batış saatinin 18.19 olduğu buna ilişkin Uyap çıktısının dosyada mevcut olduğu 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre gece vakti deyiminden "güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi " nin anlaşılması gerektiği, suç tarihinin 03.08.2016 olduğu yaz saati uygulamasından dolayı da 1 saat daha eklendiğinde gece vaktinin saat 20.19'a tekabül edeceği, olay saatinin de 19.55 sıraları olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 149/h maddesinde belirtilen ağırlaştırıcı sebep uygulanmamıştır.
5.Sanığın kovuşturma aşamasında şikâyetçinin zararını giderdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2. cümlesi gereğince cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılmış, sanığın şikâyetçinin zararını gidermesi ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri nazara alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1 maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükmünün uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6.17.08.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda, şikâyetçinin ilk beyanında belirtiği şekilde kulağında bir işitme kaybı tespit edilemediği belirlenmiştir.
7. Ev aramasında tespit edilen 3 adet sim kart numaralarına kayıtlı aboneliklere ilişkin bilgi tutanağına göre, 2 adet sim kartın şikâyetçiye ait olduğunun belirlendiği görülmüştür.
8.Şikâyetçinin tahmini zararı olan tespit edilen 400,00 TL' nin şikâyetçi adına Iğdır Adliye veznesine yatırıldığına ilişkin 09.04.2019 tarihli dekontun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, yukarıda yer alan Hukuki Süreç (2) Numaralı paragrafta belirtilen eleştiri dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, şikayetçi beyanı, sanığın savunmaları, fotoğraf teşhis tutanağı, ev arama tutanağı, adli rapor, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin ... olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.01.2021 tarihli ve 2019/2170 Esas, 2021/157 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.