SAYISI: 2022/İHK-19330

Kısmen Kabulüne

SAYISI: K-2022/36111

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın 13.08.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve % 10 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 161.032,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, avans faizi istemini kabul etmediklerini ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 161.032,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, taraflarınca alınan medikal rapora göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, araçta 6 kişi yolculuk yapıldığından istiap haddi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiğini, ıslah ile artırılan meblağ yönünden faize ıslah tarihinden hükmedilmesi ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının yerinde olduğu, ancak 5 kişinin yolculuk yapabileceği araçta 6 kişinin yolculuk yaptığı, davacının istiap haddinin aşıldığı araçta yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalının müterafik kusur, faiz başlangıcı ve vekalet ücretine yönelik itirazlarının yerinde olduğu gerekçesi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne ve 128.825,76 TL maddi tazminatın 28.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istiap haddinin aşılması ile kazanın oluş şekli arasında illiyet bağı olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ve müvekkili yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, taraflarınca alınan medikal rapora göre davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiğini, ıslah ile arttırılan meblağ yönünden faize ıslah tarihinden hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, kazanın oluş şekline bakıldığında, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sollama yaparken mıcıra girdiği ve direksiyon hakimiyetini kaybederek dava dışı araca çarptıktan sonra takla attığı ve davacının gerçekleşen kazada yaralandığı anlaşılmaktadır. Bu anlamda davacının içinde bulunduğu araçta istiap haddinin aşılması ile kazanın meydana geliş şekli arasında illiyet bağı bulunmadığından hesap edilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Dosya kapsamından, eldeki davanın belirsiz alacak talepli olarak açıldığı, davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı; davalının, bedel artırım dilekçesine cevap verme, savunmalarını yapma imkanından yoksun bırakıldığı görülmektedir.

Davacı tarafın bedel artırım dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.

4. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflar yararına BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

28.03.2024 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. .

(Karşı Oy)

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.