Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın birlikte suçu işlediği temyiz dışı sanık Barış Köksoy ile çaldığı yağları sattığı yeri göstererek mağdura iadesini sağlamışsa da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 esas -2013/106 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 763.maddesi uyarınca suça konu eşyayı iyiniyetli üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın artık eşya üzerinde tasarruf yetkisi kalmadığından, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi sonucu eşyanın satın alan kişiden alınarak mağdura iadesinin 168. madde anlamında sanık tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de; hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.