Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2016 ve 23/11/2016 tarihli tebliğnameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... vekilinin 01.07.2015 havale tarihli temyiz dilekçesinde, sanığın, mağdurlar ... ve ...’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, bu mağdurlara yönelik eylemle sınırlı olarak yapılan incelemede;
I-) Sanık ...’nun mağdur ...’e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II-) Sanık ...’nun mağdur ...’a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne gelince;
5237 sayılı TCK'nin 168/3. maddesinin 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış ise de; sonuç cezaya etkili olmadığından anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdur ...’ın, 08.09.2014 günlü talimat duruşmasında alınan beyanında; zararının giderildiğini belirtmesine, sanık ...’nun da 26.05.2015 tarihli duruşmada, “Kendine geldikten ve adliyeden çıktıktan sonra teker teker mağdurların evlerine giderek hepsinden özür dileyip, zararlarını giderdiğini” söylemesine karşın, bunun ne zaman ve/veya hangi aşamada gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dikkate alındığında, öncelikle bu husus resen araştırılıp sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nin 168/3. madde ve fıkrasının 1. ve/veya 2. cümlesinin uygulama koşullarının belirlenerek takdiri gerektiği gözetilmeden, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinin kabulü ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri usule ve yasaya uygun olan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 09.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.