Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, sanık ...’in kullandığı araç ile... ilinden ...’a geldikleri, sanık ...’in araçla cadde üzerinde beklediği sırada diğer sanık ...’nin katılana ait kuyumcu dükkanına girerek kredi kartı ile altın almak istediğini ancak kartın borcunun olduğunu, 11.800 TL yatırılması halinde 30.000 TL'lik limitinin açılacağını bu miktar ile de altın alacağını söylediği, katılanın yapılan teklifi kabul etmesi üzerine sanık ...'nin, diğer sanık ...'in yiğeni olan ...isimli şahsın kredi kartı ile irtibat telefonu bırakarak katılanın işyerinden ayrıldığı, katılanın, söz konusu kredi kartına 11.800 TL yatırarak kendisine verilen telefonu aradığı, sanıkların dükkana geleceklerini bildirmelerine rağmen gelmemeleri üzerine durumdan şüphelenerek, yatırdığı paranın akıbetini araştırdığında paranın başka bir hesaba aktarıldığını öğrendiği anlaşılmakla; sanık ...'nin diğer sanık ... ile birlikte hareket ederek atılı suçu işlediği sübut bulmasına rağmen mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 03.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.