Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanıklar hakkında cezanın ertelenmesine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın olay tarihinde işyerini diğer sanığa devrettiği ve suça konu eşya ile ilgisinin bulunmadığı halde hakkında verilen hükmün re’sen dikkate alınacak nedenlerle bozulması talebine ilişkindir.
3. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; atılı suçu işlemediğine, cezanın ertelenmediğine,seçenek yaptırımlara çevrilmediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ihbar üzerine mahkemeden alınan arama kararına istinaden 22.10.2014 tarihinde sanıkların bulunduğu Den-tel iletişim adlı işyerinde yapılan aramada camekanlı vitrin kısmında 47 adet gümrük kaçağı cep telefonu ve 42 adet cep telefonu bataryası ele geçirilmiştir. İşyerinin ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında, atılı suçu kabul etmeyerek olaydan 1 hafta kadar önce işyerini diğer sanığa devrettiğini, suça konu eşyalarla ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
Sanık ... savunmasında, bu işle uğraştığını, dükkan sahibi olan diğer sanığın da suça konu eşyadan haberdar olduğunu ifade ederek suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek durumunun olmadığını beyan etmiştir.
Bozma ilamı sonrasında sanık ... yönünden 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında usulüne uygun olarak etkin pişmanlık ihtaratının yapıldığı, sanık ... yönünden ise yapılan tebligatta etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması için "duruşma gününden 5 gün öncesine kadar" şeklinde sınırlama getirilerek yanıltıldığı saptanmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tebliğnamede belirtilen (I) numaralı görüş yönünden; Gümrük İdaresi vekilinin 23.01.2015 havale tarihli dilekçe ile usulüne uygun olarak davaya katılma talebinde bulunduğu ve 02.02.2015 tarihli celsede katılma kararı verildiği cihetle, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın bulunduğu işyerinde ele geçirilen suça konu eşyanın yakalanış şekli, ticari miktar ve mahiyette olması, sanıkların savunmaları gözetildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ve müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, hüküm verilinceye kadar etkin pişmanlık kapsamında ödeme yapması halinde cezasında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, sanığa çıkartılan tebligata eklenen ödeme ihtaratında duruşma gününden 5 gün öncesine kadar gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ve gümrük vergilerini ödemesi için süre tanınmak suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Suç tarihi 22.10.2014 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 20.10.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararı yönünden katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
28.03.2024 tarihinde karar verildi.