Hakaret suçu için öngörülen cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan red kararının temyiz incelemesine tabi olmadığı,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından parada sahtecilik suçundan verilen kararın ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.06.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik ve hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine verilmiştir.
Katılan vekilinin temyizi; sanığa atılı suçların oluştuğuna ilişkindir.
Sanık ...'ün kendisi adına internet sitesi kuran Natro isimli bilişim şirketine suç tarihinde ödemeyi 100 ABD Doları vererek yaptığı, katılan şirketin iddiasına göre bir ay sonra paranın sahte olduğunu anlayan şirket yetkililerinin sanığı durumdan haberdar ettikleri, sanığın olayın adli makamlara intikalini istediği, bilahare şirketi kendisini kandırmaya çalışmakla suçladığı, olaydan yaklaşık yedi ay sonra parada sahtecilik eyleminin adli makamlara intikal ettirildiği, sanığın kendisinin verdiği paranın makinede kontrol edildiğini ve sahte olmadığını savunduğu, katılanların ise sanığın verdiği paranın sahte olduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Suç konusu edilen sahte paranın sanık tarafından ve bu niteliği bilinerek dolanıma sürüldüğü hususu kuşkuya yer vermeyecek biçimde kesin, somut ve inandırıcı kanıtlarla ortaya konulamadığından, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından, atılı parada sahtecilik suçundan CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, mahkemenin beraat gerekçesinin yerinde olduğu, delillerin değerlendirilmesinde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılanlar vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının'' temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme karşısında, katılanlar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Parada sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Sanığın savunmaları, katılanların beyanları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın beraatine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları da reddedilmiştir.
A. Hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararına yönelik katılanlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyize tabi bulunmadığından katılanlar vekilinin temyiz talebinin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Parada sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararında katılanlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2024 tarihinde karar verildi.