Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin paya yönelik olarak kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili, davalının müvekkilinin paydaşı olduğu 13 no’lu bağımsız bölüme tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve 7.500 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi talebinin paya yönelik olarak kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek asıl davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden eldeki davanın 19.11.2009 tarihinde açıldığı, dava konusu 13 no’lu bağımsız bölümde tarafların paydaş olduğu, davacı yanın 09.09.2009 keşide tarihli ihtarname ile davalıyı dava konusu taşınmazı 10 gün içerisinde boşaltarak teslim etmesi hususunda ihtar ettiği, mahkemece ilk yargılamada davalı tarafın taşınmazı kullanmasa da anahtarını elinde bulundurarak hakimiyet alanında tuttuğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve ecrimisil talebinin de kısmen kabulüne karar verildiği, taraflarca yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay 1.Hukuk Dairesince kabulüyle elatmanın önlenmesi talebi yönünden harcın yatırılmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak harç ikmali akabinde aynı yönde elatmanın önlenmesi talebinin paya yönelik olarak kabulüyle ecrimisil talebinin ilk kararda olduğu gibi murisin ölüm tarihi olan 09.08.2007 tarihi ile ihtar tarihi olan 11.09.2009 arası dönem için (Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca tespit edilen ecrimisil bedelinden %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak) kabul edildiği sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince; yukarıda belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda ve intifadan men olgusunun her her türlü delille ispatının mümkün olduğu (davalı yanın 09.09.2009 tarihli ihtarname ile dava konusu taşınmazla ilgili olarak ihtarda bulunduğu da) gözetilerek toplanacak deliller kapsamında intifadan men olgusunun ne zaman gerçekleştiği tam olarak ortaya koyularak tespit edilecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle murisin ölüm tarihi ile ihtarname tarihi arası dönem için hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de tespit edilen ecrimisilden hakkaniyet indirimi yapılması da doğru değildir .
Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.