Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın "delillerin değerlendirilmesi ve sonuç" bölümünde, sanıklar hakkında "nitelikli yağma" suçundan beraatlerine karar verildiği belirtilmişse de, bu hata mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
Sanıkların ..... Ltd. Şti nin ortağı ve aynı zamanda şirketi müşterek imzaları ile temsile yetkili müdürleri oldukları, katılan şirkete aralarındaki ticari ilişkiye istinaden tek imza ile imzalanmış 6 adet çek verdikleri ve bu çeklerin de karşılıksız çıktığının iddia edildiği olayda,
1-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
Sanığın suça konu çeklerin keşide tarihi itibariyle hissesini ... isimli şahsa devretmiş olması ve çekler üzerinde yapılan inceleme sonucu imzaların sanığın el ürünü olmayıp ... isimli şahsın el ürünü olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
Sanığın suça konu çeklerin keşide tarihi itibariyle hissesini ... isimli şahsa devretmiş olması ve çekler üzerinde yapılan inceleme sonucu imzaların sanığın el ürünü olmayıp...isimli şahsın el ürünü olduğunun belirtilmesi karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ile Cumhuriyet Savcısının sair temyiz itirazlarının redine, ancak,
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.400 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.