İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, oluşa, 12.11.2013 tarihli CD inceleme tutanağına, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü katılanın çalıştığı telefon tamir dükkanına kendisine ait cep telefonunu götürdüğü, işyeri tezgahı üzerinde cep telefonunu kendisinin kırdığı, kırılan parçaların katılan tarafından işyeri dışına atılması üzerine sanığın cep telefonunu kırdığı gerekçesiyle işlemediğini bildiği halde katılan hakkında kolluk görevlilerine mala zarar verme suçundan şikayette bulunduğu anlaşılan somut olayda; sanığın eyleminin, yasal unsurları itibariyle TCK.nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.