HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1141 Esas, 2013/17 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesiyle birlikte 119/1-c maddesinin de uygulanmış olması nedeniyle, suç 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b-3 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesi uyarınca tayin olunan 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması sırasında 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmişse de; sonraki uygulamalar ile sonuç cezaların doğru hesaplandığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.