HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan;
a. Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
b. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157,62,52,53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulmasına ilişkindir.
1. Sanıkların katılana uygun fiyata hacizli araç bulacaklarını vaat ettikleri sanık ... adına vekalet çıkarıp 8.250,00 TL para aldıkları, aracı teslim etmedikleri ve telefonlarına cevap vermedikleri, bu şekilde katılanın kendisine itimat etmesini sağlayarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde sanıkların üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık ... tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
4. Katılan, kendisini arayanın ve parayı gönder diyen sanığın ... olduğunu beyan etmiştir.
5. Mahkemece dosya kapsamındaki, banka dekontu, sanık ... Karbulut'un tevil yoluyla ikrarı ve katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları dikkate alınarak, sanık ... 'un beraatine sanık ... mahkumiyetine karar verilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında "21.04.2013" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin "12.04.2013" olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendine açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekler yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.