Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
1. Dava konusu olay, olay günü dava dışı suça sürüklenen çocuk ...'nın sahte 200,00 TL para ile simit almaya çalıştığı, tanıklar tarafından paranın sahte olduğunun anlaşıldığı, dava dışı suça sürüklenen çocuğun takip edilmeye başlandığı ve sanığın aracına binmesi üzerine olay yerinde bulunan kolluk kuvvetlerine durumun ihbar edildiği bu esnada sanığın park halindeki başka aracın altına 7 adet sahte 200,00 TL para attığı ve sahte paraların ele geçirildiği bu suretle sanığın parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçirilen banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
1. Oluş, tüm dosya kapsamı, olay tutanakları ve TC ...'nın raporu, sanık ve tanıklar beyanları, CD izleme tutanağı suça konu aynı seri nolu sahte paraların ele geçirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hükmün birinci paragrafında yer alan "30 GÜN" ibaresinin "5 gün"; üçüncü fıkrada yer alan "30 GÜN" ibaresinin "5 gün"; üçüncü paragrafra yer alan "600,00 TL" ibaresinin "100,00 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.