İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 24.05.2017 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf talebinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili beyanlara dayanılarak hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Temyizin kapsamına göre dava konusu olay; suça sürüklenen çocuk ... ile müştekilerin Gümüşhane Üniversitesinde öğrenci olup, Gümüşhane Merkezde faaliyet gösteren Özel Çimen yurdunda aynı odada kaldıkları, aralarındaki arkadaşlık münasebetiyle suça sürüklenen çocuğun, müştekilerin banka kartı şifrelerini bildiği, olay tarihlerinde müştekilerin bilgisi ve rızası dışında kredi kartlarını ele geçiren suça sürüklenen çocuğun çeşitli iş yerlerinden değişik miktarlarda alışveriş, ödeme ve para çekme işlemleri yaptığı iddiasına ilişkindir.

2. Katılanların kredi kartı ekstreleri ve ATM güvenlik kamera görüntüsü dosyadadır.

3.Suça sürüklenen çocuk suçunu ikrar etmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuk ...'ın katılanlar ... ve ...'a yönelik banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

Oluşa ve dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk ...'ın özel yurtta aynı odada kaldığı katılanların kredi kartlarını bilgileri ve rızaları dışında aldığı, şifrelerini bildiği için her iki kredi kartından birden fazla harcama yaptığı ve bu şekli ile atılı suçu işlediği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun eylemi başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu oluşturduğundan mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Ancak suça sürüklenen çocuk zararı gidermek istediğini bildirdiği ve 30.10.2017 tarihli PTT makbuzu ile göndericisi ..., alıcısı ... olan 977,00 TL, 30.10.2017 tarihli PTT makbuzu ile göndericisi ..., alıcısı ... olan 334,00 TL'lik makbuzlar ile suça sürüklenen çocuğun zararı giderdiği, Katılan ...; 13.09.2017 tarihli Ankara 2. Çocuk Mahkemesinde alınan ifadesinde zararının 350,00 TL olduğunu bildirdiği, 19.07.2019 tarihinde katılan ...'ın Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde alınan ifadesinde; toplam zararının 1.700,00 TL olduğunu, 700,00 TL'sinin ödendiğini, geri kalan zararının giderilmediğini beyan ettiği, mevcut makbuzların suça sürüklenen çocuğun yatırdığı toplam harcama bedellerinden işlem masrafı kesildiği ve bu nedenle eksik ödeme görüldüğü anlaşılmakla; etkin pişmanlık iradesini ortaya koyan suça sürüklenen çocuğa uygun süre verilerek işlem masrafı nedeni ile eksik kalan bedelleri ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de;

Suça sürüklenen çocuk ile ilgili cezanın tayini sırasında yaş küçüklüğü nedeni ile indirim hükümleri uygulanırken "TCK.nın 31/3. Maddesi uyarınca" ibaresinin belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanunun 302 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.