Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili; 21.07.2014 günü meydana gelen trafik kazasında, davacı olayın meydana geldiği BP benzin istasyonundan... istikametine doğru yaya olarak ilerlerken, araç sürücüsü ...'in ... 'ye çarparak yaralanmasına neden olduğunu, Beykoz 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/367 E. ve 2015/791 K. Sayılı dosyasına verilen bilirkişi raporuna göre davalının 1. derecede 5/8 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, davacı küçüğün henüz 14 yaşında iken sakat kaldığını ve sakatlığının kalıcı nitelikte olduğunu, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 250.000,00 TL 'nin işleten ve sürücüden tahsiline, sigorta şirketi yönünden maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 268.000,00 TL olduğunu, öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespiti yapılabilmesi için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiğini, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, maluliyet sebebi ile ortaya çıkan zararların uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ile ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın meydana gelen kazada kusursuz olmadığını, bunun yanı sıra davalı müvekkilinin olaydan sonra gerek kendisine gerek ailesine maddi ve manevi destek sağladığını belirterek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddiyle, 15.000,00 TL manevi tazminatın 21/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacının maddi tazminat talebinin davalı ... Aş. Yönünden sulh olunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının 50.000,00 TL maddi tazminat talebinin davalılar ... ve ... yönünden davalı ... Sigortanın ödemiş olduğu kısım açısından davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının 50.000,00 TL maddi tazminat talebinin davanın Axa Sigorta tarafından ödenen 27.990,00 TL düşüldükten sonra geriye kalan 22.010,00 TL yönünden reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı taraf ile maddi tazminat için sulh olunarak ibraname düzenlendiğini, 16.10.2019 tarihli ibranamede açıkça maddi tazminat talebinden feragat edildiğinin belirtildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili 22.11.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davalı ...Ş. ile sulh oldukları, diğer davalılar yönünden yalnızca manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirttiği, tarafların sulhe göre karar verilmesini istemedikleri, mahkemece maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazını tekrar etmiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...Ş'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.