Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine (Beraat)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki mahkumiyete ilişkin hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın beraatine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Katılanın temyiz isteği; sanığın kullandığı cep telefonu faturası ödendiğinden ve menfaat sağladığından atılı suçu işlediğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay; şikayetçinin Garanti Bankası Bakırköy Dünya Ticaret Merkezi şubesi nezdinde bulunan 5406 ****** 2027 numaralı kredi kartı bilgileri rızası dışında kullanılmak suretiyle 20.03.2018 tarihinde internet üzerinden ve BTK sorgu sayfası verisine göre yurt dışı kaynaklığı olduğundan kime tahsis edildiğinin tespiti mümkün olmayan bir IP üzerinden işlem yapılmak suretiyle sanığa ait 0 542 **** 07 numaralı cep telefonuna ait 4.344,9 TL'lik faturanın ödemesinin yapıldığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kullandığı cep telefonu faturasının ödenmesi nedeniyle menfaatin sanığa ait olduğu, başkası tarafından bu işlemin yapılmasının da üçüncü kişilerin her hangi bir menfaatinin bulunmadığı, böylece sanığın katılana ait kredi kartı bilgilerini kullanarak cep telefonu faturasını ödemek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla, mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın katılanı tanımadığı, katılanla hiçbir şekilde iletişime geçmediği sanığa ait cep telefonu faturasını katılanın kredi kartından ödenmesinden başka dosyada hiçbir delil bulunmadığı, katılanın kredi kartından yapılan sanığa ait fatura ödemesini internet üzerinden gerçekleştirildiği, kullanılan IP'nin tespit edildiği fakat yurtdışı kaynaklı olduğu için kime tahsis edildiği belli olmadığı bu itibarla dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine yeterli kesin ve şüpheden uzak delilin mevcut olmadığı anlaşılmakla; mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir.
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci madde birinci fıkra (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü madde birinci fıkra (a) bendinde yer alan düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden; Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Dosya içerisinde mevcut belge ve müzekkere cevaplarına, ekli evraka göre; katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak, internet üzerinden sanığın kullandığı cep telefonu faturasının ödendiği, IP bilgisinin yurt dışı kaynaklı olduğu anlaşılmakla; sanık her ne kadar faturası ödenen telefon hattı kendisine ait olmakla birlikte bu hatta ait faturaları eşi, oğlu, bazen de yeğenlerinin ödediğini ve hiç 4.344,00 TL'lik bir faturası olmadığını savunmuş ise de, iletişim şirketlerinin her ay faturaları SMS yöntemi ile abonelere bildirdiği, 2018 yılında 4.344,00 TL tutarlı bir fatura bedelinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın, katılanın kredi kartını kullanan şahıslarla işbirliği yaparak fatura bedelini ödetmek suretiyle
menfaat sağladığı anlaşılmakla; sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 20.04.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.