SUÇLAR: Parada sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli kararının sanık ... ile sanık ... müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık ...'nun temyiz dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen temyiz sebebinin bulunmaması nedeniyle aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmesi, sanık ... yönünden ise temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
Sanık ...'nun temyiz isteği; beraat kararı verilmesi ya da indirim yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kastının olmadığına, suç vasfının yanlış değerlendirildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 197 /2,3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, yeterli delil olmadığına, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, Mahkemenin cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmasının hukuka aykırı olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmama gerekçesinin olmadığına ve sübuta ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1.Dava konusu olay, sanıkların 28.04.2015 tarihinde katılan ...'ın 75.000 İngiliz sterlininin 40.000 TL karşılığında kendisine satılacağı vaadi ile sahte para vererek dolandırdığı, 23.05.2015 tarihinde görevlilerince sanıkların yine sahte İngiliz Poundu bulunan bir çanta ile yakalandıkları bu suretle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
2.T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 28.04.2015 tarihinde ele geçirilen 6 adet 20 Sterlin ve 8 adet 50 Sterlin ile 23.05.2015 tarihinde yakalanan çanta içerisinde bulunan paralardan 4 adet 20 Sterlin ve 27 adet 50 Sterlinin; sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanıkların eylemlerinin atılı suçların unsurlarını oluşturduğu kabul edilerek duruşmalı yapılan yargılamada, İlk Derece Mahkemesinin hükümlerini kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli kararına, sanık ... tarafından 17.10.2017 tarihli temyiz dilekçesi ile beraat kararı verilmesi ya da ceza da indirim yapılması gerektiğine dair itirazının temyiz sebebi olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile teşhisleri, T.C. ... Denizli Şubesinin raporları, yakalama el koyma tutanakları ile sanıkların araçtan attıklarını kabul ettikleri çantada ilk olayla benzer sahte paraların ele geçirilmiş olması ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, mahkumiyete yeterli delil bulunduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde aynı kast ile hareket ettikleri ve hükümde açıklanan gerekçeler ile kararın tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanıklarda ele geçirilen sahte para niteliği ve miktarı, ele geçiriliş şekli ile 28.04.2015 tarihli olayda katılana sahte paraları vererek tedavüle sürdükleri hususları birlikte gözetildiğinde suç vasfının yerinde tayin edildiği anlaşılmakla sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Somut olayda, parada sahtecilik eylemini gerçekleştiren sanıklar hakkında Mahkemece " suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, elde edilen menfaat göz önüne alınarak" göz önünde bulundurularak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Türk Ceza Hukukunda benimsenen serbest takdir sisteminde cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığını kabul ve değerlendirme yetkisinin gerekçesi belirtilmek üzere hakime ait olduğu, Mahkemece "cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi" göz önünde bulundurularak sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli kararında sanık ... ile sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 4.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.