B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2012/487 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 60.000,00. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2012/487 Esas, 2014/625 Karar sayılı kararının sanık ile müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/7745 Esas, 2019/11307 Karar sayılı kararı ile "...Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/740 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 60.000,00. TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Tebliğnamede, savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hüküm tarihinde sanığın farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olması ve kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verildiğinden savunma hakkının kısıtlandığına işaret edilerek bozma yönünde görüş bildirilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; uzlaştırma teklif formu gönderilmediğinden uzlaştırma işleminin usulsüz olduğuna ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
1.Sanığın mark bozdurmak bahanesiyle dolandırıcılık yapmaya karar verdiği, bu kapsamda bir arkadaşı aracılığı ile sanık ile irtibat kurduğu, kendisini "Osman" olarak tanıtıp yaşlı bir akrabasının elinde yüklü miktarda önceden kalma mark bulunduğu yalanını ile kandırıp, katılan ...'dan 60.000,00 TL haksız menfaat elde ettiği, bu surette dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma işlemi yapılmak üzere uzlaştırmacıya gittiği, uzlaştırmacı tarafından 19.12.2019 tarihli raporu ile sanık hakkında yakalama kararı bulunduğundan uzlaşmanın sağlanamadığının bildirildiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet kararı kurulmuştur.
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş ve Sanığın Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Denizli Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 24.09.2020 tarihli ve 2020/18021 sayılı yazısına göre, sanığın 07.07.2020 tarihinde cezaevinden izne ayrıldığı, 23.07.2020 tarihli Bakanlık Oluru ile Covid-19 izninde bulunan hükümlülerin izin sürelerinin 31.07.2020 tarihinden iki aya süreyle uzatılmasının uygun görüldüğü bildirilip, bahse konu yazı içeriğine göre sanığın karar tarihi olan 10.09.2020 tarihli karar duruşmasında cezaevinde tutuklu/hükümlü bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamış, tebliğnamede bu hususta bozma görüşüne iştirak olunmamış; bu yöndeki sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Uzlaştırma kurumunu düzenleyen 5271 Sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin altınıcı fıkrasına göre "Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır." hükmünün bulunduğu, uzlaştırma tarihi itibari ile sanık ... hakkında Acıpayam İlamat ve İnfaz Bürosu'na 2019/830 CBS İlam Dosyasından 10.12.2019 tarihli yakalama kararı düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 üncü maddesi ile Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre uzlaştırma işleminin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılığından, sanığın bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/740 Esas, 2020/150 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.