Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 05.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 12.03.2008 tarihinde göz altına alındığını, 15.03.2008 tarihinde tutuklandığını, 23.05.2008 tarihinde tahliye edildiğini, davacının tefecilik ve tehdit suçlarından yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, kararın kesinleştiğini belirterek; haksız koruma tedbiri nedeniyle 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 16.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2016/201 Esas 2018/513 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.04.2020 tarihli ve 2019/1853 Esas 2020/412 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2021 tarihli, temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tefecilik, tehdit, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve fuhuş suçları nedeniyle yürütülen soruşturmada 15.03.2008 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklanmak üzere sevk edildiği nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmasına karar verildiği ve tutuklandığı, 23.05.2008 tarihinde davacının tahliyesine karar verildiği, müsnet suçlarla ilgili kovuşturmanın Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesince 2014/1 Esas numaralı dosyasında yapıldığı, yargılama sonucunda davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 17.06.2015 tarihinde beraatine karar verildiği, davacının 15.03.2008-23.05.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, beraat kararının 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği, böylelikle davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürelerin haksız olduğu, davacı gözaltına alındığı tarih itibari ile 40-80 TL arasında değişen miktarlarda günlük geliri olduğunu bildirmekle birlikte bu hususu ispata yarar herhangi delil sunmadığından, davacının tutuklu kaldığı sürelerde uygulanan asgari ücret tarifesine göre maddi zarar hesabının yapılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 927,32 TL maddi ve 1.000 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 15.03.2008 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltında kaldığı süreye ilişkin olarak Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda belirlenecek miktarın maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin 1. maddesinde yazılı "927,32 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "1.002,61 TL" ibaresinin eklenmesi, manevi tazminata ilişkin 2. maddesinde yazılı "1.000 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "3.000 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Tazminat talebinin dayanağı olan Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1 Esas 2015/678 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve tefecilik yapmak
suçlarından 15.03.2008-23.05.2008 tarihleri arasında 69 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, tefecilik suçu yönünden beraat hükmünün 04.11.2015 tarihinde, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu yönünden beraat hükmünün 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen 927,32 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminata yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 1.002.61 TL maddi 3.000 TL manevi tazminat olarak düzetilerek esastan ret kararının verilmiş olduğu gözetilerek, 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, maddi tazminatın "1.087,37" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "1.002,61" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.04.2020 tarihli ve 2019/1853 Esas 2020/412 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B-1) ve (B-2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.04.2020 tarihli ve 2019/1853 Esas 2020/412 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.