SUÇLAR: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararının, sanık Bülent ...müdafii, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısı tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteği yönünden; Katılan ...'ın 16.09.2015 tarihli duruşmada sanık ...'dan şikayetçi olmadığını, diğer sanıklar ..., ... ile ... hakkındaki şikayetinin ise devam ettiğini beyan etmesi gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin olmayacağı cihetle; sanık ... hakkındaki yargılama konusu nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümler yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki düzenlemeye göre şikayete bağlı olan ve iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği, şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara sirayet edeceği, nitelikli dolandırıcılık suçunun şikayete tabi olmaması usul hukuku müessesesi olması nedeni de gözetilerek katılan ...'ın, sanık ...'dan şikayetçi olmamasının diğer sanıklara sirayet etmeyeceği, bu nedenle katılan vekilinin sanıklar ... ... ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip, sanıklar ..., ... ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık; sanık Bülent ...hakkında hakaret ve tehdit ile sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar Sayılı Kararı ile;

1.Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, ayrı ayrı beraatlerine,

2.Sanık ... hakkında tehdit suçundan beraatine,

3.Sanık ... hakkında;

a.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 15.01.2021 tarihli ve 2016/72292 numaralı tebliğname ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlerin onanmasını ve sanık Bülent ...hakkında hakaret ve tehdit suçlarından; sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen hükmün bozulmasını talep etmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet kararı yönünden ihtilat unsuru aranmadan karar verildiğinden yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

3. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY V E OLGULAR
Sanık ...'nın, "...Otomotiv Turz.İnş.Gıda San.ve Tic Ltd. Şti."nin müdürü olduğu, 14.01.2009 tarihli "Oto Satış Sözleşmesi" ile katılanın trafikte adına kayıtlı 2003 model ... Plaka sayılı Mercedes - Vito marka minibüsünü 4.500,00 TL para ve dava dışı ... ...adına kayıtlı 2008 Model ...Plaka sayılı Hundai marka araç karşılığında satın aldığı, katılanın takas yolu ile aldığı aracı yaklaşık 1 yıl süre ile kullandığı, sonrasında aracı satmak istediğinde aracın kayıtları üzerinde haciz şerhleri ve çalıntı olduğuna dair şerhler olduğunu öğrendiği, bunun üzerine sanık ... ile tekrar irtibata geçtiği, sonrasında beraber işlettikleri kardeşi sanık ...'nin 15.000,00 TL bedelli kendisinin borçlu olduğu bono verdiği, bononun ödenmemesi üzerine katılan tarafından icra takibine geçildiği, ancak bir sonuç alınamadığı, daha sonrasında sanık ...'nin bu kez verilen senet karşılığında 5.000,00 TL bedel ödemesi karşılığında başka bir araç vermeyi teklif ettiği, katılanın bu teklifi de kabul edip, talep edilen paranın da verilmesine karşın aracın devrinin alınamadığı, akabinde katılanı sanık ...in hakaret ve tehdit, sanık ...'un tehdit eylemini gerçekleştirdiği, bu surette sanıkların katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık; sanık ...'in hakaret ve tehdit ile sanık ...'un tehdit suçunu işlediği iddia olunmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan ...'ın 16.09.2015 tarihli duruşmada sanık ...'dan şikayetçi olmadığını, diğer sanıklar... ... ile ... hakkındaki şikayetinin ise devam ettiğini beyan etmesi gözetildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin olmayacağı cihetle; sanık ... hakkındaki yargılama konusu nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Sanıklar ..., ... ile ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C.Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili ile Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Sanık ...'ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.10.2015 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

D. Sanık ... Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafii ile Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

1. Sanık hakkında, katılana yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kamu davasının açıldığı, her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de bu tarihte tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve atılı suçların birlikte işlenmesi nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sanığa yüklenen tehdit suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca, sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarından uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

2. Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren tehdit ve hakaret suçlarından dolayı kurulan hükümlerden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ... ile ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekili ile Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık ... Hakkında Hakaret ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafii ile Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 Tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.