B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2014 tarihli ve 2012/955 Esas, 2014/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2014 tarihli ve 2012/955 Esas, 2014/88 Karar sayılı sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/12166 Esas, 2017/15345 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine, Adana 11.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2017/775 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

1. Sanık, karşı taraf ile uzlaşmak istediğini, kendisine tebliğ edilmediğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

2. Katılan vekili, sanığın TCK 157/2 maddesine göre cezalandırılması gerektiğini, sanığın uzlaşma talebinin dosyanın zamanaşımından düşmesi amacını taşıdığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı belirtilmiştir.

3. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında suç tarihi 04.01.2010 olarak yazılmış ise de, suç tarihinin katılanın sanığa parayı elden verdiğini beyan ettiği 04.05.2011 tarihi olduğu, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin uzlaştırma işlemlerinin yapıldığı 3 ay 3 günlük duran süre de eklendiğinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 11.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2019 tarihli ve 2017/775 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.