SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/288 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 70.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, suç işlemediğine, kendisinin dolandırıldığına ve fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir.

1. Sanığın, tümden sahte oluşturulmuş ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenen suça konu 09.08.2013 keşide tarih ve 15.635,00 TL ile 07.09.2013 keşide tarih ve 18.000,00 TL bedelli olacak şekilde tanzim ettikten sonra sahte cirolar yapıp ticari ilişki kapsamında yapmış olduğu alışveriş karşılığında farklı tarihlerde katılana ciro edip vermek suretiyle zincirleme şekilde banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık ..., aşamalarda alınan savunmalarda, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, kendisinin de dolandırıldığını, suça konu çekleri Nail Ateş ile Ünsal Utanmaz adlı şahıslardan yapmış olduğu ticaret karşılığında aldığını, ancak ticarete ilişkin belgeleri bulamadığını beyan etmiştir.

3. Katılan ..., iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu, sanığın farklı tarihlerde aldığı balya ipi karşılığında suça konu çekleri verdiğini, bankaya ibraz ettiklerinde sahte olduklarını öğrendiğini, zararının halen karşılanmadığını, bu nedenle sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.

4. Suça konu çeklerle ilgili olarak;

a.Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 20.08.2013 tarihli uzmanık raporuna göre; suça konu çekin ön yüzündeki keşideci imzaları ile arka yüzündeki diğer ciranta yazı ve imzalarının katılan eli ürünü olmadığı; arka yüzündeki dördüncü ciranta yazı ve imzalarının katılan eli ürünü olduğu,

b. Grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 22.06.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çeklerin sahte olarak oluşturuldukları, çeklerin ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzaları ile arka yüzündeki diğer ciranta yazı ve imzalarının sanığın elinden çıktığını gösterir nitelikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediği; üçüncü ciranta yazı ve imzasının sanık eli ürünü olduğu ve çeklerin aldatıcılık niteliklerinin bulundukları,

c. Grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 26.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; suça konu çekin arak yüzündeki ... adına atfen yazılan yazı ve atılan imzanın ... elinden çıkmadığı; suça konu çekin arka yüzündeki ... adına atfen yazılan yazı ve atılan imzanın ... elinden çıkmadığı; çeklerin ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzaları ile arka yüzündeki diğer ciranta yazı ve imzalarının ... ile ...'ın elinden çıktığını gösterir nitelikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediği rapor edilmiştir.

5.Mahkemece, sanık savunmasına itibar etmeyerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik ile, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/288 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.