HÜKÜMLER: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1211 Esas, 2016/620 Karar Sayılı Kararı ile;

1.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e)
bendi uyarınca beraat kararı,

2.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 200 gün karşılığı 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kararı aleyhe olan tüm hükümler yönünden temyiz ettiklerine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

2. Sanık ...'ın temyiz isteği, suçsuz olduğuna ve kararı temyiz etme iradesine ilişkindir.

1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, suç tarihinde No: 22 sayılı adresteki ikamette ve ikametin önündeki bakkal dükkanında kaçak sigara bulunduğu bilgisinin alınması üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle saat 09.00 - 12.00 arasında verilen yazılı arama emrine istinaden, sanık ...'a ait ikamete gidildiği, ikamette sanık ...'in bulunduğu, yapılan aramada poşet ve kutular içerisinde toplam 1520 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği, sanığın ikametinin önünde bulunan bakkal dükkanında ise herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı anlaşılmıştır.

2.Sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan savunmasında, sigaraların suça sürüklenen çocuk ...'e ait olduğunu beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'in aynı gün saat 15.45 sıralarında kendiliğinden KOM Şube Müdürlüğüne gittiği ve yakalandığı belirlenmiştir.

3.Suça sürüklenen çocuk ...; suçsuz olduğunu ve beraatine karar verilmesini talep ettiğini, sanık ...; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

1.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, suça sürüklenen çocuk ve sanık savunmaları, tutanak tanıklarının anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ...'in savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması sırasında, 180 gün adlî para cezası yerine, 240 gün adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,

3.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamışsa 1/2, yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

4.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1211 Esas, 2016/620 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1211 Esas, 2016/620 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık ...'ın temyiz istekleri
yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.