İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2018 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/269 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararı ile; eylemin yağma suçunu oluşturabileceği, bu nedenle delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

C. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2019 tarihli ve 2018/400 Esas, 2019/275 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2019/4528 Esas, 2020/1650 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, dosyada sanığın cezalandırılmasını gerektiren somut delil bulunmadığına, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdur ...'ın olay günü saat 05.00 sularında işine gitmek üzere evinden çıktığı, sokak üzerinde yürüdüğü sırada sanık ...'in mağdurun arkasından yaklaşarak eliyle mağdurun ağzını kapatıp bağırmasını engellediği ve kolunda asılı olan çantayı alarak olay yerinden kaçtığı, çantanın içerisinde mağdura ait Nokia marka cep telefonu, kimlikleri, banka kartı bulunduğu, yapılan soruşturmada suça konu cep telefonunun ilk kez suç tarihi olan 10.07.2013 günü saat 12.11'de sanık ...'in eşi değerlendirme dışı ... tarafından kullanıldığının tespit edildiği, her ne kadar sanık savunmasında suça konu telefonu ... isimli kişiden satın aldığını belirtmiş ise de; bu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği yönündeki beyanı, olayın gerçekleştiği zaman diliminden çok kısa bir süre sonra suça konu telefonun sanığın eşi ... tarafından kullanılmaya başlanmış olması gözetildiğinde, sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanık savunmalarında suça konu telefonu ... isimli kişiden satın aldığını, bu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

4. Değerlendirme dışı ... savunmasında "olay tarihinde ... uyuşturucu sattığı, ismini ... olarak bildiğim kişiden uyuşturucu karşılığında suça konu telefonu aldığını söyleyerek bana getirmişti, ben suça konu telefonu bu şekilde kullanmaya başladım" demiştir.

5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Mağdur ...'ın suça konu cep telefonunda olay anında kullandığı 0536 ... .. .. numaralı telefon hattına ilişkin yapılan tespitlerin incelenmesinde: mağdurun olay günü suça konu cep telefonunda kullandığı 0536 ... .. .. numaralı telefon hattının suç tarihi olan 10.07.2013 günü saat 05.22'ye kadar 356259043... IMEI numaralı telefon cihazında takılarak kullanıldığı, 10.07.2013 günü saat 12.11'den itibaren bu IMEI numaralı telefon cihazında sanık ...'in eşi değerlendirme dışı ... adına kayıtlı 0531 ... .. .. numaralı telefon hattının kullanılmaya başlandığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Mağdurun aşamalardaki tutarlı beyanları, sanık savunmaları, değerlendirme dışı ...'in beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve suça konu cep telefonuna ilişkin tespitler karşısında, sanığın yağma eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2019/4528 Esas, 2020/1650 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.