Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemenin kısmen kabule dair kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Borçlar Yasası'nın 101. maddesi hükmünce muaccel bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacak miktarı belirtilerek istenilmek suretiyle borçlunun usulen temerrüde düşürülmesi veya taraflarca kararlaştırılmış kesin vade bulunması zorunludur. Mahkemece davalı kaydına göre işlemiş faize hükmedilmiş ise de takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davalının borç kaydı da temerrüdün varlığını göstermeyeceğinden işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken işlemiş faiz alacağının da hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. Ne var ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden hükmün HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hüküm fıkrasının 1. bendinde yeralan “3.942,23 TL olmak üzere” rakam ve kelime dizisinin çıkarılmasına, yerine “işlemiş faiz isteminin reddine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün değişik bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.