Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/2477 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine ve eksik inceleme'ye, ilişkindir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın eylemini piknik tüpüyle gerçekleştirdiğine dair somut delilin bulunmadığına ve fazla cezaya hükmedildiği'ne ilişkindir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübut'a, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ile katılanın olay günü tartışmaya başladıkları, ilk olarak sokak ortasında büyüyen tartışmada, sanık ve katılanın olay yerinde bulunan tanıklar tarafından ayırıldıkları, sanığın tanık ... ...'ın dükkanının içerisine girdiği, kısa bir süre sonra katılanın söz konusu dükkana koşarak geldiği ve kapıyı açmaya çalıştığı ve daha sonra açarak içeri girdiği, dükkan içerisinde katılan ile sanığın tartışmaya devam ettikleri ve büyüyen tartışmada sanık ile katılanın birbirlerine yumruk salladıkları, sanığın katılanı ittirmesi ve yumruk atması neticesinde katılanın dükkanın dışından savrularak sırt üstü düşerek yaralandığı mahkemesince kabul edilmiştir. Her ne kadar sanığın üzerine atılı suçu silahtan sayılan piknik tüpü ile işlediği iddia olunmuşsa da tanıkların ' olay anında sanığın elinde tüp bulunmadığına dair' beyanları, alınan Adli Tıp Kurumu raporunda meydana gelen yaralanmanın silahtan sayılabilecek piknik tüpü veya çarpma, düşme sonucu şeklinde iki ihtimalde de gerçekleşebileceğinin belirtilmesi, incelenen

kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu silahtan sayılan piknik tüpü ile gerçekleştirdiğine dair kesin ve somut delil bulunmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uygulanmamıştır.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Katılan hakkında Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 08.06.2020 tarihli; "şahısta subdural kanamaya, frontal kemikte kırığa neden olan travmatik arızasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğu, şahısta saptanan kırığın, hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" ve Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 02.04.2021 tarihli; "kişide oluşan travmanın şekli ve sonuçları dikkate alındığında ağır ve künt bir yüzeye sahip bir cismin (piknik tüpü) direkt havalesi ile oluşmuş olabileceği gibi böyle bir niteliğe sahip yüzeye çarpma, düşme sonucu da oluşmuş olabilecek nitelikte olduğu, bunlar arasında tıbben kesin bir ayrım yapılamayacağı, konunun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasındadır.

4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ile katılan ...'in olay öncesi ... il merkezinde ikamet ettikleri ve tanışmalarına rağmen aralarında husumet veya samimiyet olmadığı, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre olaydan iki gün kadar önce 25.02.2020 günü sanık ...'in cep telefonuna gelen büyük elçi atamalarına ilişkin bir iletiyi başka bir arkadaşına okurken oradan geçen katılanın konuşmaya müdahil olduğu ve sanığa hitaben kaba bir şekilde konuşması sonucu aralarında tartıştıkları, tartışma sırasında katılan ...'ın sanığa küfür ettiği, sanık ...'un 27.02.2020 günü saat 17: 00 civarı akrabası olan soruşturma ve kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmiş ... ...'a ait ... ... isimli ... yerinde bulunduğu sırada katılanın da olay mahalline geldiği, iki gün önceki olaya bağlı olarak katılana öfkeli olan sanık ...'in "sen buraya gelme, gelirsen kötü oluruz" şeklinde sözlerle katılana tepki gösterdiği, katılanında tanık ...'e ait dükkana girmek için ısrar etmesi üzerine sanık ...'in tanık ...'e ait ... yerinde bulunan küçük piknik tüpünü eline alarak dükkanın önünde karşılıklı olarak katılanla itiş-kakış yaşadığı, ancak olay sırasında herhangi bir şekilde elindeki tüpü kullanmadığı, bu aşamada araya giren tanıkların tarafları ayırdıkları, katılanın çarşı içine doğru götürülürken sanık ve ilk derece mahkemesince dinlenmiş diğer tanıkların, tanık ...'e ait ... ... isimli ... yerine girdikleri, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusundan sonra inceleme ve duruşma aşamasında birden fazla kez izlenen kamera kayıtlarında da açıkça görüleceği üzere olayın ilk aşamasında sanık ... ile yaşadığı tartışma ve tanık ...'e ait ... yerine alınmaması nedeniyle öfkeye kapılan katılanın ilk olaydan kısa bir süre sonra hızlı ve öfkeli bir şekilde tanık ...'e ait ... yerine doğru yöneldiği ve içeri girmek için hamle yaptığı sırada tanık ... ...'ın da katılanın içeriye girmesini önlemek amacıyla kapıyı içeriden tuttuğu, karşılıklı itekleşme sırasında kamera kayıtlarından da görüleceği üzere katılanın kapıyı zorlayarak içeri girip çok kısa bir süre sonra tekrar yüzü yan bakar olduğu halde geriye doğru dışarı çıkıp sendeleyerek yere doğru dizinin üstüne düştüğü ancak kalçalarının
ya da kafa bölümünün herhangi bir şekilde yere vurmadığının açık bir şekilde görüldüğü, tüm yukarıda anlatılanlar sonucu katlanın tanık ... ...'ın ... yerine kapıyı zorlamak suretiyle girdikten sonra içeride bulunan sanığın katılanın kafasına silahtan sayılan tüple vurmak suretiyle yaraladığı, sanık katılana hiçbir eylemi olmadığını savunup, tanıklarda sanığın katılana karşı tüple vurmadığını ifade etmişler ise de, kamera kayıtlarından açıkça görüleceği üzere olay sırasında katılanın kafasının sert zemine çarpacak şekilde düşmesinin ya da tanıklar ve sanık tarafından iddia edildiği gibi tanık ... ile kapının iki tarafındaki itişme sırasında kapının metal profiline çarpmasının söz konusu olmadığı sabit görülmüş, katılan beyanları ile bu beyanları doğrulayan kamera kayıtları karşısında sanığın eylemini silahtan sayılan tüple gerçekleştirdiğinin Bölge Adliye Mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemini silahtan sayılan piknik tüpü ile gerçekleştirdiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.03.2022 tarihli ve 2021/2477 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararında katılan vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.