Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu “devreden uyumlu tarifeler” sloganının ayırt edici özelliğinin olduğunu, başvuru markasının birden fazla ibareden oluşması nedeniyle tek kelime unsuru olarak değil, bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu markanın bir slogan olduğunu, ayırt edici özelliğinin bulunduğunu, marka özelliğine sahip olduğunu, kelime kombinasyonları ile anlamlı bir bütün oluşturmuş ve kullanıldıkça daha çok ayırt edicilik kazanacak olan “devreden uyumlu tarifeler” ibareli slogan marka başvurusu hakkında tüm sınıf ve mallar için ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek 2019-M-691 sayılı YİDK kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; “devreden uyumlu tarifeler” ibareli markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, bilişim, haberleşme ve telekomünikasyon sektöründe sıklıkla kullanıldığını, dava konusu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olduğunu, davacı tarafın kullanıma dayalı kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davaya konu olan “devreden uyumlu tarifeler” ibaresinin ortalama tüketicinin zihninde telekomünikasyon ve bilişim sektörü ile ilgili olduğunu düşündüreceği, ortalama tüketici bu markanın bir GSM numarasını bir başka GSM operatörüne taşırken herhangi bir sıkıntı yaşamayacağı ve bunun uyumlu olarak yapılacağını düşüneceği, bu nedenle “devreden uyumlu tarifeler” ibaresinin redde konu olan mal ve hizmetler ile doğrudan ilişkilendirilecek bir başvurunun söz konusu olduğu, başvuru markasının tescil edilmek istendiği 09,35,38,41 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetlerdeki tüm mal ve hizmetler ile ilişkilendirilmesi veya belirtilen sonuçların hedef olarak konulması durumunda hedefe ulaşmadaki araç olarak düşünülmesinin mümkün olduğu, telekomünikasyon ve bilişim sektörünü temsil eden bir ifadenin markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı, anılan Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tanımlayıcı olduğunu ve bu maddede düzenlenen tescil engelinin somut olayda bu emtialar yönünden oluştuğu, davacının marka başvurusu dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki kullanım sonucu ayırt edicilik kazanma koşulunun da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir bütün olarak bakıldığında “devreden uyumlu tarifeler” ibaresinin, teknolojik gelişmenin çok hızlı yaşandığı günümüzde, bir slogan markası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, kelime kombinasyonları ile anlamlı bir bütün oluşturulduğunu, “Devreden Uyumlu Tarifeler” ibareli slogan marka başvurusu hakkında tüm sınıf ve mallar için ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı “devreden uyumlu tarifeler” ibaresinin redde konu olan mal ve hizmetler ile doğrudan ilişkilendirileceği, telekomünikasyon ve bilişim sektörünü temsil eden bu ifadenin markasal ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ayırt edici nitelik taşımadığı gibi anılan Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında da tanımlayıcı olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki kullanım sonucu ayırt edicilik kazanma koşulunun somut uyuşmazlıkta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi ile ikinci fıkrası.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.