SUÇLAR: Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2019 tarihli iddianamesi ile, sanıkların cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta geceleyin yağma, mala zarar verme suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her biri için ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerince istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına,
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, ilişkindir.

1. Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, olay tarihinde, sanıklar .... ile ....ın katılan ... ile birlikte katılanın ikametine birlikte geldikleri, burada oturdukları sırada sanık ...'ın uyuşturucu ticareti yaptığı iddiası ile ihbar yapıldığından evinde arama yapıldığı iddiasıyla ihbarda bulunanı tespit etmeye çalıştığı, burada oturdukları sırada sanık ...'ın telefon ile arayarak haklarında ayırma kararı verilen suça sürüklenen çoçuklar ....ve ....ile birlikte sanık ...'yi katılanın ikametine çağırdığı, akabinde sanık ...'ın katılanın cep telefonununu alarak inceleyip, sanık ...'a katılanın cep telefonunu gösterdiği ve katılanın telefonunda polis merkezi numarası kayıtlı olduğunu gördüklerini söyleyerek her iki sanığın katılan Abdülhalim'e "sen ajansın, ihbar ettin" diyerek ihbarda bulunanın katılan olduğunu söyleyerek elleriyle darp edip tartakladıkları, sanık ...'ın katılan Abdülhalim'i döverken bir yandan da "bu çocuk tecavüzcüsü o yüzden dövüyoruz ve seni ihbar edecem, sen de böylelikle benden şikayetçi olamayacaksın" dediği ve kime ait olduğu anlaşılamayan ve ele geçirilemeyen av tüfeğini katılana doğrultmasına rağmen katılanın biraz uzağındaki koltuğa bir el ateş ederek katılana ait koltuğa zarar verdiği, bu sırada sanık ... ile birlikte haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilen suça sürüklenen çocuklar....ve ....'nin de eve geldikleri, hep birlikte evden çıkmak istedikleri sırada, sanıklar .... ve ....ın sanık ... ile birlikte "bu bizi ihbar eder, dağa kaldırıcağız gibi sözler söyleyerek ve elleriyle tartaklayarak, sanık ...'ın elindeki tüfeğini göstererek tehditle katılan ....'i yanlarına alarak, araçlarına bindirerek sanık ...'ın evine geldikleri, araçtan inecekleri için aracın yavaşladığı sırada sokakta görevli polisler olduğunu gören katılanın araçtan fırlayarak, yüksek sesle "Bana silah sıktılar, işkence yaptılar, ellerinde silah var yardım edin." diyerek polislere sığındığı, bu suretle sanıkların katılan ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur hakkında olaydan hemen sonra .... Hastanesinden doktor raporu alındığı, raporda mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

3.Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğünün 13.02.2019 tarihli raporunda; katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı belirtilmiştir.

4. Olayın başlangıcına ilişkin görüntülerin yer aldığı görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

5. Kolluk görevlileri tarafından 27.12.2018 tarihli görgü ve tespit ve tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ..., ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Hukuki Süreç bölümünün ikinci bendinde belirtildiği şekilde mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ..., ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Hukuki Süreç bölümünün üçünçü bendinde belirtildiği şekilde mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkûmiyet hükmünü onadığı anlaşılmıştır.

Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun birbiri ile uyumlu beyanları, mağdurun anlatımını doğrulayan yaralanmasına ilişkin 27.12.2018 tarihli adli muayene raporu ve 13.02.2019 tarihli adli tıp kurumu raporu, sanıkların tevilli ikrarları, olay yerine ilişkin görüntü inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların birlikte katılanı kendi evinde cebir ve tahditle tutarak bilahare ve sanık ...'ın elinde av tüfeği olduğu halde cebir ve tehditle araçlarına bindirerek, cebir ve tehditle Çimentepe'de bulunan sanık ...'ın evine götürdükleri, yolculuk süresince araç içerisinde darp ederek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.