İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli, 2020/11 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan ...'e karşı eylemi nedeniyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,d,h) ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli, 2021/180 Esas ve 2021/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) benti ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) benti uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 12.09.2022 tarihli ve 6-2021/33364 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle

1.Suçun işlendiğine dair olayın içerisinde yer alan bir tanık beyanı delilin bulunmadığına,

2.Sanığın kasadan 13.000,00 TL değil 3.500,00 TL aldığı ve bu parayı daha öncekiler gibi avans niyetiyle aldığına,

3.Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde saat 22.50 sıralarında ... Petrol isimli iş yerinde pompacı olarak çalışmakta olan ... ve yine aynı petrolde pompacı olarak çalışmakta olan ... isimli şahısların petrolün 3 günlük biriken hasılatını saydıkları, sayma işleminin bitmesine müteakip sanığın cebinden kelebek bıçağı çıkararak katılan ...'a doğru yönelttiği ve herhangi bir yaralamaya yönelik hamlede bulunmaksızın katılanı korkutmak suretiyle elinde bulunan 13.000,00 TL parayı alıp koşarak petrolden uzaklaştığı şeklinde gelişen olayda, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır

2. Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine yönelik katılanın beyanı ile tanık beyanı dosya içerisinde yer almaktadır.

3. Sanığa ve tanık A.Y'ye ait banka hesaplarına ilişkin hesap dökümleri dosya içerisinde yer almaktadır.

4. Sanığın cep telefonu üzerinden tanık A.Y'ye attığı mesaj dökümü dosya içerisinde yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

1.5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tanık beyanı, katılan beyanları ve sanığın tevil yollu ikrarlı savunmalarından sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarhli, 2021/180 Esas ve 2021/178 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.