SAYISI: 2022/İHK-9015

SAYISI: K-2022/3117

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 18.03.2021 tarihinde trafik kazasına karıştığını, kaza sonucu davacının maliki olduğu aracın hasara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL hasar bedeli ve 324,50 TL ekspertiz ücretinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla hasar bedeli talebini 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının usule uygun başvuru yapmadığını, hasarın kurgu sonucu oluştuğu konusunda şüphe bulunduğunu, iskontonun dikkate alınması gerektiğini, davalının anlaşmalı olduğu serviste onarımının yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilmesi halinde yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiğini, davacının onarıma ilişkin fatura sunması gerektiğini, davacının sunduğu ekspertiz raporunun geçerli ve yeterli olmadığını, hakemce bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenle kusur raporu alınması gerektiğini, gerçek zararı davacının ispatlaması gerektiğini, davalının poliçe limitini aşacak şekilde sorumlu olamayacağını, avans faizi talebinin yersiz olduğunu ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aracında oluşan hasar bedeline ilişkin ve davaya konu trafik kazasında tarafların kusur durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alındığı, 18.11.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre, davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davaya konu olayda tam kusurlu olduğu, sigorta eksperi tarafından yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, poliçe limitinin dikkate alınması gerektiği, poliçe limitinden bağımsız olarak davacının yapmak zorunda kaldığı ekspertiz bedelinin makul gider sayıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 43.000,00 TL hasar tazminatı ile 324,50 TL ekspertiz ücretinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının usule uygun başvuru yapmadığını, hasarın kurgu sonucu oluştuğu konusunda şüphe bulunduğunu, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, en az %20 oranında iskontonun dikkate alınması gerektiğini, KDV bedelinden davalının sorumlu olmadığını, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilmesi halinde yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiğini, aksi halde davalının poliçe teminat limitinin aşıldığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu, hakemce alınan kusur ve hesap raporunda yer alan tespitlerin isabetli olduğu, iskonto uygulansa ve KDV dahil edilmese dahi zararın teminat limitinden daha fazla olduğu, ekspertiz ücretinin makul gider sayıldığı, vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının usule uygun başvuru yapmadığını, hasarın kurgu sonucu oluştuğu konusunda şüphe bulunduğunu, usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, en az %20 oranında iskontonun dikkate alınması gerektiğini, KDV bedelinden davalının sorumlu olmadığını, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hükmedilmesi halinde yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiğini, aksi halde davalının poliçe teminat limitinin aşıldığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının maliki olduğu araç ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 18.03.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen maddi zarardan kaynaklanan hasar bedeli tazminatı ile ekspertiz ücreti istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kaza ile hasar arasında uyumsuzluk olmamasına, hesaplama sonucu oluşan hasar bedeli tespitinin yerinde olmasına, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu tutulmasının isabetli olmasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi ve buna yönelik itirazın reddi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "6.390,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat ile ekspertiz giderinin tahsili istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 43.000,00 TL hasar bedeli ile birlikte davacının davadan önce aldığı eksper raporuna ilişkin olarak ödediği 324,50 TL'nin de davalıdan tahsiline karar verilip anılan alacağa faiz işletildiği; davalı vekilinin karara itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği görülmektedir.
Davacının davadan önce eksper raporu alırken ödediği bu bedelin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınmasının doğru olmadığı ve hakem heyeti kararının bu yönden de düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine dair (1 numaralı bentteki) kararına katılmıyorum.