Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
ve nakil aracının iadesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; iyiniyet gerekçesiyle aracın müsadere edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması istemine ilişkindir.
Katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşıldığından sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Olay tutanağına göre, 15.04.2013 günü saat 05.00 sıralarında Boynuyoğun-Bohşin karayolunda sürücülüğünü sanığın yaptığı 31 AH 004 plakalı araçta kaçak motorin taşındığı ihbarı üzerine durdurulan araçta motorin bidonları görülmüş, araç karakola getirilmiş, Altınözü Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/71 D. İş sayılı adli arama kararına istinaden yapılan aramada 16 bidon içinde 960 lt kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/10. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Suça konu motorinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin 16.04.2013 tarihli ulusal marker tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
Sanık savunmasında, kendi ihtiyacı için Hacıpaşa beldesinde tanımadığı bir şahıstan 960 litre kaçak akaryakıt aldığını, bu akaryakıtı kendi işinde kullanacağını, 31AH 004 plakalı aracına yüklediğini, aracın kendisine ait olduğunu, ruhsat sahibinin araçla bir ilgisinin kalmadığını, araç için paranın tamamını ödediğini ancak devrini daha alamadığını beyan etmiştir.
Suçta kullanılan 31AH 004 plakalı nakil aracına ilişkin düzenlenen ve "araçta gizli bölme bulunmadığı, ele geçirilen kaçak eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, aracın piyasa değerinin 4.000, TL olduğu" görüşünü içeren 30.04.2013 tarihli bilirkişi raporu dosya arasında bulunmaktadır.
5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; "Kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturması veya naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması" şeklindeki düzenleme gereği dosyadaki bilirkişi raporuna göre kaçak eşyanın miktar veya hacim bakımından nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, sanığın savunmasında aracın kendisine ait olduğuna yönelik ikrarı gözönüne alındığında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un 13/1. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde sayılan koşulların oluştuğu anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.